Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


Peki, Sen Nasıl Sen Oldun?

Pek çok yetişkin okur için çocuk kitapları da vaat ettikleri neşe verici fantastik ögeleriyle her zaman ilgi çekicidir. Bilgiyi sunmadaki yaratıcı seçimleriyle de merak uyandırıcıdırlar.


İnancın peşinde “Tuhaf” öyküler

Gazeteci yazarların kitapları genellikle daha önce yayınlanmış yazılardan oluşur. Yılboyunca hemen her gün yazdıkları köşe yazılarından bazen belli bir mantıkla, bazen de kronolojik sırayla seçmeler yaparlar. İnternet icat edilmeden önce bu tip derlemeler önemliydi ve ilgi çekiyor, çok okura ulaşıyor, yazarına da yayıncısına da para kazandırıyordu.


TARİH İLERİ GİTMİYOR; İLERİ GERİ SIÇRIYOR

Sadece ileri doğru gitseydi; bazı şirketlerin sponsorluğunda gelişen “güncel sanat” yapıtlarıyla oyalanmakla yetinir, mesela 20. yüzyılın başlarında Picasso'yla Braque'ın adjunction (eklenti) nesnelerle ürettikleri kolajlarla hiç ilgilenmezdik.


HOLLYWOOD’U KAPATTIĞIM GÜN

Sabırla yazılmış metinlere bayılırım. Müellifin, kitabını binlerce sayfalık dokümanların içerisinden adeta bir öz gibi damıtmasındaki o kararlı işçilik beni büyüler.


Afgan kadınından, tüm kadınlara...

Bir eve, evin küçük bir odasına bütün Afganistan’ı, Orta Asya toplumlarını sığdırmış Atiq Rahimi. Kabil’de doğan, Sovyet-Afgan savaşı süresinde de 1984’de Fransa’ya sığınan Atiq Rahimi anlattığı toplumun içinden geliyor.


Bir Hasan Ali Toptaş Sergisi: Efendime Söyleyeyim

Hasan Ali Toptaş takipçisi okurlar, onun “yazmaya başlama” serüvenini yazarın kendi ağzından duymuşlardır muhtemelen çünkü Toptaş kendisiyle yapılan söyleşilerde hoş sohbetle anlatır hikayesini.


JOSÉ SARAMAGO: “DİN ÖLÜMDEN BESLENİR”

José Saramago (Azinhaga, 1922) yeni bir roman yayımladı. İsmi “Las Intermitencias de la Muerte”. Bu kitabının Nobel’den beri yazdığı en iyi eseri olduğunu düşünüyor.


Fazladan Bir Hayat için fazladan okuma önerileri

Metin Celal, edebiyat serüvenini en başından itibaren takip ettiğim bir yazar: Otuz yıldır  onun şiirlerini, denemelerini, eleştirilerini, incelemelerini dikkatle  okuyorum.


AŞKTA DA ŞİİRDE DE PARAŞÜTSÜZ ATLANIR

Günümüzde şiirin okur kaybettiğine inanmadığım gibi, şiirin bir sıkışmışlık hali içinde olduğunu iddia eden ediplerin de, asıl kendilerinin iki arada bir derede sıkışayazdığını düşünüyorum. Şiir okur kaybetmedi, çünkü (manzumeleri saymazsak) şiir okuru üç aşağı beş yukarı hep bu kadardı zaten; ihtiyati tarih sürecinde. Biz, karşıdan karşıya geçmeyi beceremiyorsak, suç kimde?

 


Sürgün edilmiş köpeklerden, çalınan kente...

“Ben insanların tümünün yaralı ve hasta olduklarına inanıyorum. Sanatımın kaynağı da bu her insanda gördüğüm zavalılıkla, delilikle ilgilidir.” Bu sözler, hiç kuşkusuz düşünsel, felsefi temelden ve içinde yaşadığımız dünyadan bağımsız ele alındığında, tepkiyi içinde barındıran itirazi soruları da beraberinde getiriyor.

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.