Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

KararsızOkur // "Öteki" toprakları "yuvaya" taşıyan edebiyatçılarımız



Gayet iyi
Toplam oy: 274

Bu ayın kapak konusu, Türkiyeli edebiyatçıların eserleriyle yurt dışı serüvenleri olunca, KararsızOkur'u da Türkiyeli edebiyatçıların buraya taşıdıkları kentler ve bu kentleri bize sunan kitapları üzerine kurduk. Kentlerin ve kültürlerin zamanla dönüşen organik oyun alanları olması ve sundukları tecrübelerin de zamanla değişmesinden hareketle, bireyin dünya ile ilgili belli bir farkındalık düzeyi yakalaması için ikincil veriye bağımlılığından bahsetmek mümkün. Bu anlamda edebiyatçılar, kelimeler vasıtasıyla kurabildikleri güçlü iletim kanallarıyla ikinci el tecrübe kaynağı olarak değerliler.


Edebiyatçılar bazen içselleştirdikleri kentler için gezi kitapları yazarak, bazen anılarında o kentlere özgü tecrübelere yer verip oralara has tatları sunarak, bazen yabancı şehir ve küfürlerden toplandıklarından yarattıkları karakterleri metinlerine gömerek, bazen bu şehirleri hikayelerine oyun alanı olarak seçerek buralara taşımışlar. Biz de uzak şehirleri buraya taşıyan edebiyatçılarımızın bu kitaplarını ve beslendikleri "öteki" toprakları bir haritada bir araya getirmek istedik. Belki bir dahaki gezinizden önce, gideceğiniz şehri başka türlü bir "tanıdıktan" dinlemek istersiniz.

 

 

 

 

(Görseli büyütmek için tıklayınız.)

 

 

1- Enis Batur - İki Deniz Arası Siyah Topraklar  Bordeaux Seyahatnamesi


“Montaigne'in kulesinden, şarap bağlarından başlayan, ama kuzeyde Loti'nin evine, güneyde Benjamin'in mezarına, Lascaux mağarasına ve Gaudi'ye...”

 

2- Ahmet Hamdi Tanpınar – Yaşadığım Gibi


“Benim Paris seyahatim: Yirmi bir sene evvel gelmem lazım gelen yere şimdi geliyorum. Bugünkü Avrupa, fikirlerimin, itiyatlarımın ve ideallerimin hazin bir mezarlığıdır. Hakikatte ben Avrupa’da bir hortlak değilse bile, bir artık gibi dolaşıyorum.”

3- Cenap Sahabettin - Beyrut, Filistin ve Nablus İzlenimleri

 

4- Füruzan – Balkan Yolcusu


Bosna-Hersek, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan – gezi-röportaj demeti

 

5- Erdal Öz - Bir Gün Yine Allı Turnam


Sovyetler Birliği gezisinden onda kalanları Allı Turnam isimli kitabıyla yayımlamıştı. Berlin duvarı yıkıldıktan sonra bir süre basılı görmek istemediği kitabını daha sonra bir takım eklemelerle Bir Gün Yine Allı Turnam ismiyle yeniden yayımladı. 

 

  
6- Ahmet Haşim - Frankfurt Seyahatnamesi

 

1930’ların Frankfurt'undan 20 kısa yazı

 

7- Nedim Gürsel - Paris Yazıları


8- Haldun Taner  - Berlin Mektupları

 

1935-84 arası Berlin anıları: Hitler’in yükselişi, siyasal mücadeleler, soğuk savaş yılları, füze rampaları, yeşiller hareketi, Türk işçiler sorunu...

 

9- İlhan Selçuk - Uzak Komşu Rusya'dan Gezi Notları


10- M. Cevdet Anday - Sovyet Rusya Azerbaycan Özbekistan Bulgaristan Macaristan


11- Yusuf Ziya Ortaç - Göz Ucuyla Avrupa

 

12- Selahattin Batu: Avusturya ve Venedik Günleri


13- Demir Özlü: Kanal Kentlerinde Berlin Amsterdam


14- Hıfzı Topuz – Elveda Afrika, Hoşca Kal Paris


15- Cüneyt Ayral – Benim Paris’im

 

16- Selahattin Batu – İspanya Büyüsü


17- Fikret Otyam -  Ne Biçim Amerika Ne Biçim Rusya ve İran Afganistan Pakistan


"Ne görebildiysem onları yazdım, biraz da ne gösterildiyse..."

 

18- Demir Özlü  - Paris Günleri

 

“Kafamda uğuldayan Paris’i yalnız görmeliyim. Yalnızlık ne kadar sıkıntı verecek olursa olsun.”

 

19- Şevket Rado -  Amerikan Masalı


20- Hasan Âli Yücel – İngiltere Mektupları


21- Işıl Özgentürk - Büyülü Bir Yolda – İran, Pakistan, Hindistan, Nepal

 

“Hiç bitmemesini istediğim için o yoldaki ben'i anlatmaya çalıştım. Hepsi bu.”

 

22- Burhan Arpat - Avusturya Günlüğü


23- Nedim Gürsel – Bir Avuç Dünya


24- Mîna Urgan - Bir Dinozorun Gezileri


İnsanları tanımayı hedefleyene gezilerinden notlar.

 

Bonus:

 

 
25- Seydi Ali Reis Mir'âtü'l Memâlik


Süveyş Kaptanı olduktan sonra gördüklerini yazmıştır. Tamamlanma tarihi 1557'dir.

 
26- Evliya Çelebi -  Seyahatname


1682’deki vefatına kadar tam 50 yıl boyunca gezdi. 


 

 


 

 

 

Görsel: Onur Atay

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her öyküde farklı bir arayışın, oyunun peşinde Doğukan İşler. Her öyküde dilinde, üslubunda bir farklılık getirmeye çalışıyor. Bu gayret onun öykü sayısında bir sınırlama getiriyor ister istemez. Ancak şunu net bir şekilde söylemem gerek. Onun hiçbir öyküsü, okurda “bunu daha önce okumuştum” duygusu uyandırmıyor.

Kral, eşi ve üç kızı bir adada yaşamaktadır: İlk bakışta Shakespeare’in Kral Lear ve Fırtına’sını birleştiren tuhaf bir senaryo gibi duruyor. Kral, yani baba, tehlikeli dış dünyayla ilişkilenebilen, adada ihtiyaç duydukları araç gereçleri almak için dışarıya çıkabilen tek kişidir. Kızların adada yaşayanlar dışında birileriyle iletişimiyse mümkün değildir.

Antik Yunan’dan beri kentli olmak kentle hemhal olmak anlamına geliyor. Kentler sokaklarında yürüdüğümüz, meydanlarında buluştuğumuz, dükkânlarından alışveriş yaptığımız kamusal alanlar. Demokratik yönetimleri gereği karar alma süreçlerine dahil olarak yaşadığımız kenti daha çok sahipleniyoruz. Kentlerin kimliğimiz üzerinde de belirleyici bir etkisi var.

Oxford Üniversitesi’nin ana araştırma kütüphanesi olan Bodleian, dünyanın en eski kütüphanelerinden biri.

Çocukluğunu kitap ve dergi açısından kısıtlı zamanlarda geçirenler için atlasın önemi büyüktür. Sınıflarındaki kara tahtanın yanında coğrafi veya fiziki Türkiye atlası görenler şanslı, dünya atlası görebilenler hepten şanslı sayılırdı. Tabii bir de ülke ülke, kıta kıta dünya atlası fasikülü bulanlar için hayal dünyasının kapısı ardına kadar açılırdı.

Söyleşi

100. sayımızdan itibaren başladığımız Yayınevi Hikâyeleri’nde bu ay İz Yayınları editörü Hamdi Akyol var. Akyol, yayıncılık tarihimizin kilometre taşlarından olan İz Yayınları’nın kuruluşunu, daha çok hangi kitapları bastıklarını ve günümüz yayıncılık ortamının durumunu değerlendirdi.

 

ŞahaneBirKitap

“Tıp gerçek bir kütüphanedir, ama doğru biçimde okunması gerekir” cümlesinden yola çıkan Kütüphanedeki Beden, Charles Dickens’tan Franz Kafka’ya, Virginia Woolf’tan Susan Sontag’a, John Berger’dan Oliver Sacks’e uzanan bir yelpazeyle zenginleşen, tıbbın toplumsal tarihini edebiyat aracılığıyla aydınlatan bir antoloji.

Editörden

 

Günümüz İngiliz romancılarından Ian McEwan’ın Soğuk Savaş döneminin “edebiyat cephesi”ni anlattığı ilginç bir romanı var; Bir Parmak Bal. Ülkemizde de yayınlanan roman bir anlamda birbirine benzemeyen üç ilgi çekici konuyu garip bir kurgu etrafında bir araya getiriyor: Gizli servis, edebiyat ve aşk.