Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Kitap okurken gözlerinizi de korumak için 5 ipucu




Toplam oy: 573

Kitap okumayı çok seviyoruz. Fakat beynimize ve ruhumuza ilaç gibi gelen bu aktivite gözlerimizi yormakta da birebir ne yazık ki. Kitaplarla geçirdiğimiz saatler uzadıkça gözlük numaralarımız da önlenemez bir biçimde yükseliyor. Yine de kitap okumak her zaman yorucu olmak zorunda değil. Aşağıda yer alan önerileri uygulayarak gözlerinizin sağlığını bozmadan da okumanın keyfine varabilirsiniz.

 

1.    Kitap okurken ışık tepedeki bir ampulden değil de arkanızdaki bir ışık kaynağından gelsin ve doğrudan sayfayı aydınlatsın. Oldukça uygun fiyatlara satın alabileceğiniz okuma lambalarıyla bu sorunu kolayca çözebilirsiniz.


2.    Kitap okurken düzenli molalar verin ve 20-20-20 kuralını uygulayın. “20-20-20 kuralı da nedir?” dediğinizi duyar gibiyiz! Hemen açıklayalım: 20-20-20 kuralı her 20 dakikada bir başınızı kitaptan kaldırıp 20 metre ötedeki bir nesneye 20 saniye boyunca bakmanızı ifade ediyor. Bu sayede her 20 dakikada bir göz kaslarınıza küçük bir mola vermiş oluyorsunuz.

 


3.    Gözlerinizin kurumasına engel olmak için daha sık göz kırpmayı alışkanlık haline getirin. Göz kuruluğu – özellikle bilgisayar ekranı karşısında çalışanlar arasında- oldukça yaygın bir problem, bunu daha da kötü hale getirmemeye dikkat etmek gerek.


4.    Eğer düzenli olarak kullanmanız gereken numaralı bir gözlüğünüz ya da kontak lensiniz varsa kitap okurken gözlüğünüzü ya da lensinizi de takmaya dikkat edin. Gözlük size uzağı göremediğiniz için reçetelendirilmiş olabilir, ama bu gözlüğünüzü sadece uzakta bir noktaya bakarken takacağınız anlamına gelmez.


5.    Ve elbette sıkı bir okurun olmazsa olmazı: Düzenli kontrol. İhtiyacınıza göre belirlenecek düzenli aralıklarla bir göz doktoruna görünmeyi sakın ihmal etmeyin.



Teknolojideki gelişmeleri de es geçmiyoruz elbette. E-kitap okuyucularının sayısı da günden güne artıyor. Güç geçtikçe sayfalardan olduğu kadar ekranlardan da kitap okur hale geldik. Peki bir ekrandan kitap okurken gözlerimizi nasıl koruyacağız?

 

 

1.    Eğer yazının fontu size küçük geliyorsa ve okumakta zorlandığınızı hissediyorsanız fontu büyütün.  Ne de olsa burada basılı bir kitaptan bahsetmiyoruz.


2.    Eğer okurken kullandığınız ekran sabit bir bilgisayar ekranıysa işiniz biraz zor demektir. Zira uzun müddet bir bilgisayar ekranı karşısında oturmak hem sırtınızı hem de gözlerinizi bir hayli yorar. O halde kendinizi iyice yorgun hissettiğinizde öze geri dönün: Okuduğunuz şeyin çıktısını alın ve okumaya öyle devam edin!


3.    Ekranınızın parlaklığıyla ve kontrastıyla gözleriniz için en uygun ayarı buluncaya kadar oynayın. Böylelikle sizin için en uygun ayarlamayı bulabilirsiniz.


4.    Eğer lens kullanıyorsanız bu konuda göz doktorunuza danışıp daha ayrıntılı bir biçimde bilgi alın. Böylelikle sağlığınızı da tehlikeye atmamış olursunuz.


5.    Bilgisayar ekranına bakmadığınız zamanlarda önce çok yakındaki bir nesneye, sonra çok uzaktaki bir nesneye birkaç saniye boyunca odaklanarak göz kaslarınıza biraz antrenman yaptırın.

 

 


EK

 

 


 

 

 

Kaynak: Electric Literature

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Selim Baki’nin “Kısa Camel”ı

 

II. Mahmut döneminde, mumun hammaddesi olan kuyrukyağındaki bir fiyat artışı sebebiyle medrese öğrencileri kazan kaldırır. Çünkü akşamları mum ışığı olmadan çalışamazlar, sohbet edemezler... Bugün biz yukarıdan aydınlatılan parlak odalarımızda oturduğumuz için ışık ve gölgeye, o medrese talebeleri gibi bakamayız.

Teknolojik gelişmeler neticesinde hayatımızdaki okuma normları artık kısaldı malum; yüz kırk karakterde (yakın geçmişte iki yüz seksen karakter oldu gerçi) meramımızı anlatmaya çalışıp, yüz kırk karakterde insanların meramlarını okuyup anlamaya çabalarken, artık eskisi gibi 500 sayfalık romanlara vakti ancak yaz tatillerinde ya da alacağımız yıllık izin günlerine bırakıyoruz.

Çocuklar okumayı sever evet ama kitabı yazan kişinin nasıl yazdığını, nelerden etkilendiğini de acayip merak ederler. Konferans ve imza günlerimde sıkça karşılaştığım soruların başında geliyor bu: “Nasıl yazıyorsunuz, nerede yazıyorsunuz, kimden ilham alıyorsunuz, kitap nasıl yapılıyor?” Yazarın kitabının raflara çıkıncaya kadarki serüveni çocukların ilgisini çekiyor.

Murat Uyurkulak’ın yeni romanı Delibo’da üç farklı karakterin -edebiyat öğretmeni Sefer Kavala’nın, onun oğlu Yusuf’un ve zihinsel engelli İbrahim’in- hayat hikâyesini okuyoruz. Anlatıcımız Yusuf. Onun ağzından dinliyoruz hikâyeleri. Ayrıca Yusuf ana karakter. Diğer ifadeyle romanın merkez kahramanı. Hem anlatıyor, hem yorumluyor olayları.

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.