Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Kitap okurken gözlerinizi de korumak için 5 ipucu




Toplam oy: 393

Kitap okumayı çok seviyoruz. Fakat beynimize ve ruhumuza ilaç gibi gelen bu aktivite gözlerimizi yormakta da birebir ne yazık ki. Kitaplarla geçirdiğimiz saatler uzadıkça gözlük numaralarımız da önlenemez bir biçimde yükseliyor. Yine de kitap okumak her zaman yorucu olmak zorunda değil. Aşağıda yer alan önerileri uygulayarak gözlerinizin sağlığını bozmadan da okumanın keyfine varabilirsiniz.

 

1.    Kitap okurken ışık tepedeki bir ampulden değil de arkanızdaki bir ışık kaynağından gelsin ve doğrudan sayfayı aydınlatsın. Oldukça uygun fiyatlara satın alabileceğiniz okuma lambalarıyla bu sorunu kolayca çözebilirsiniz.


2.    Kitap okurken düzenli molalar verin ve 20-20-20 kuralını uygulayın. “20-20-20 kuralı da nedir?” dediğinizi duyar gibiyiz! Hemen açıklayalım: 20-20-20 kuralı her 20 dakikada bir başınızı kitaptan kaldırıp 20 metre ötedeki bir nesneye 20 saniye boyunca bakmanızı ifade ediyor. Bu sayede her 20 dakikada bir göz kaslarınıza küçük bir mola vermiş oluyorsunuz.

 


3.    Gözlerinizin kurumasına engel olmak için daha sık göz kırpmayı alışkanlık haline getirin. Göz kuruluğu – özellikle bilgisayar ekranı karşısında çalışanlar arasında- oldukça yaygın bir problem, bunu daha da kötü hale getirmemeye dikkat etmek gerek.


4.    Eğer düzenli olarak kullanmanız gereken numaralı bir gözlüğünüz ya da kontak lensiniz varsa kitap okurken gözlüğünüzü ya da lensinizi de takmaya dikkat edin. Gözlük size uzağı göremediğiniz için reçetelendirilmiş olabilir, ama bu gözlüğünüzü sadece uzakta bir noktaya bakarken takacağınız anlamına gelmez.


5.    Ve elbette sıkı bir okurun olmazsa olmazı: Düzenli kontrol. İhtiyacınıza göre belirlenecek düzenli aralıklarla bir göz doktoruna görünmeyi sakın ihmal etmeyin.



Teknolojideki gelişmeleri de es geçmiyoruz elbette. E-kitap okuyucularının sayısı da günden güne artıyor. Güç geçtikçe sayfalardan olduğu kadar ekranlardan da kitap okur hale geldik. Peki bir ekrandan kitap okurken gözlerimizi nasıl koruyacağız?

 

 

1.    Eğer yazının fontu size küçük geliyorsa ve okumakta zorlandığınızı hissediyorsanız fontu büyütün.  Ne de olsa burada basılı bir kitaptan bahsetmiyoruz.


2.    Eğer okurken kullandığınız ekran sabit bir bilgisayar ekranıysa işiniz biraz zor demektir. Zira uzun müddet bir bilgisayar ekranı karşısında oturmak hem sırtınızı hem de gözlerinizi bir hayli yorar. O halde kendinizi iyice yorgun hissettiğinizde öze geri dönün: Okuduğunuz şeyin çıktısını alın ve okumaya öyle devam edin!


3.    Ekranınızın parlaklığıyla ve kontrastıyla gözleriniz için en uygun ayarı buluncaya kadar oynayın. Böylelikle sizin için en uygun ayarlamayı bulabilirsiniz.


4.    Eğer lens kullanıyorsanız bu konuda göz doktorunuza danışıp daha ayrıntılı bir biçimde bilgi alın. Böylelikle sağlığınızı da tehlikeye atmamış olursunuz.


5.    Bilgisayar ekranına bakmadığınız zamanlarda önce çok yakındaki bir nesneye, sonra çok uzaktaki bir nesneye birkaç saniye boyunca odaklanarak göz kaslarınıza biraz antrenman yaptırın.

 

 


EK

 

 


 

 

 

Kaynak: Electric Literature

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Hızır’la Kırk Saat, Sezai Karakoç’un kitapları içinde çok ayrı bir yerde duruyor.

 

 

Kapitalizmin üretim-tüketim ilişkilerindeki mutlak hegemonyası insan zihninde habis bir ura dönüşeli çok oldu. Sürekli satın alan, sürekli tüketen dev bir fabrika artık insan. Reklamlar bu dev fabrikanın çarklarını yağlayan birer azı dişi... İnsan satın aldıklarıyla var, satın alabildiği şeyler kadar var.

 

 

 

Adında Titanik olan, Fernando Pessoa’yı, Karl Marks’ı konuşturan, kahramanları Céline, Jean, David gibi isimler taşıyan Avrupalılardan oluşan ve Berlin’de ya da New York’ta geçen “yerli” kitapların sayısının arttığı sizin de dikkatinizi çekti mi?

 

Söyleşi

Gülenay Görekçi

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.