Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Ömer Seyfettin, Yeniden!




Toplam oy: 27
Türk klasiklerinin yeni edisyonlarla bugünün okuruyla buluşması çok önemli. Ömer Seyfettin’in bugünün okuruyla yeniden buluşması çok daha önemli. Bu bağlamda atılacak her adımın desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

Bazı sanatçılar var ki isimleri sıkça anılmaktan kendileri ve eserleri hakkında tabiri caizse bir körlük oluşuyor. Bir klişeymiş gibi görünse de aslında sanatları ve söylemek istedikleri yüz yıl geçse dahi öneminden hiçbir şey kaybetmiyor. Nesiller büyütüyorlar, nesiller yetiştiriyorlar. İşte Ömer Seyfettin de bu sanatçılardan biri. Nesillerdir her Türk genci mutlaka çocukluğunda Ömer Seyfettin’in bir eserini okumuştur. Belki Pembe İncili Kaftan, belki Diyet, belki Bomba ama illa ki birini okumuştur. Kendisi farkında olmasa bile okuduğu eserler onun zihin dünyasında bir şekilde yer etmiştir. Bu on yıl sonra mı ortaya çıkar yirmi yıl sonra mı bilinmez ama mutlaka ortaya çıkar okuyanlar için. Kendimden biliyorum. Yıllar sonra Ömer Seyfettin’i tekrar elime aldığımda bugün sahip olduğum düşüncelerle ne denli paralellikte olduğunu gördüm ve şaşırdım. Bunu bana sağlayanlardan biriydi Ömer Seyfettin, tekrar okuyunca anladım.

 

Bugün Ömer Seyfettin gibi Bahaeddin Özkişi gibi Mitat Enç gibi Ahmet Hikmet Müftüoğlu gibi birçok isim yine henüz ortaokul ve lise çağlarındaki çocukların tarih bilinci ile yetişmesi için oldukça kilit roller oynadılar fakat sistemdeki eksiklik maalesef belirli bir düzen içinde bu yazarların okunmasını engelledi. Hâlbuki ilkokul, ortaokul ve lise çaplarına uygun bir şekilde belirlenebilecek olan yazar ve eserleri bir neslin ciddi bir şekilde yetişmesine sebep olabilirdi. Bu konuyu ayrı ele almak üzere burada bırakıp tekrar Ömer Seyfettin’e dönersek, henüz 36 yaşındayken hayatını kaybetmiş bir sanatkâr için bugün bulunduğu konum ve ifade ettiği önem her yazara nasip olmayacak cinsten. Bütün hikâye ve romanlarında verdiği mesaj ve bilhassa kullandığı Türkçe şüphesiz fikrî gelişimine henüz başlayan çocuklar için oldukça önemli.

 

En son Türk Dil Kurumu Yayınları Ömer Seyfettin’in bütün düzyazılarını tek bir ciltte topladı ve harika bir işe imza attı. Mutlaka her kütüphanede bulunması gereken bir kaynak oldu. Bununla birlikte yayın hayatına yeniden hızlı bir giriş yapan Turkuvaz Kitap da Muallim Naci, Tevfik Fikret, Halid Ziya gibi birçok Türk klasiği ile beraber Ömer Seyfettin’in eserlerini yeniden neşretmeye başladı. İlk planda Gizli Mabed ve Asilzadeler kitabıyla birlikte tasarımı ve sadeleşmiş diliyle çocuklar için hazırlanan Yalnız Efe kitabı neşredildi. Önce Yalnız Efe’den bahsetmek lazım. Yalnız Efe’yi okuyarak büyüyen bir çocuğun içinde haksızlığa baş eğmeyen ve daima doğrunun, iyinin ve güzelin yanında olan bir yapıya sahip olmaması düşünülemez. Bir kitapla bu sağlanır mı diye düşünenler olabilir ama bunun örneğini defalarca hem kendimde hem çevremde gördüğüm için çok iyi biliyorum. Hem bugünün dizi ve internet dünyasında çocukların ve gençlerin karşılaştığı tehlikeyi düşünürsek Yalnız Efe gibi eserlerin ne denli büyük bir öneme haiz olduğu görülecek. Esra Derya Dilek’in yayına hazırladığı Gizli Mabed ve Melisa Aksu’nun yayına hazırladığı Asilzadeler kitabı da Turkuvaz Kitap’ın Ömer Seyfettin külliyatına giriş için çıkarttığı kitaplar. Kitap bugünün okurunun kitabı kolayca okuyup anlamasını sağlamak amacıyla hazırlanmış. Bugün kullanımı nadir olan yahut kullanımdan kalkmış kelimeler her sayfa altına konulan sözlükle açıklanmış.

 

Türk klasiklerinin yeni edisyonlarla bugünün okuruyla buluşması çok önemli. Ömer Seyfettin’in bugünün okuruyla yeniden buluşması çok daha önemli. Bu bağlamda atılacak her adımın desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

 

 

YALNIZ EFE
Ömer Seyfettin
TURKUVAZ KİTAP
2018

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sabitfikir’in Mart sayısında yayınlanan ve Fatih Balkış’ın Karaçam Ormanı’nda kitabını ele aldığım yazının girişinde, Kafka yayınevinin diğer Türkçe edebiyat eserlerinden bahsederken Cahide Birgül’ün de adını anmıştım. Bu defa, müstakil bir yazı ile, ilk baskısı 1998’de yapılan yazarın ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde üzerine konuşalım isterim.

 

İnsanın Anlam Arayışı, Victor E. Frankl

 

On dokuzuncu yüzyıl, Avrupa karşısında gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nun bu durumu bir tür uygarlık kaybı olarak gördüğü ve buna karşı düşünülen çarelerle toplumsal ve siyasal düzeyde modernleşmenin getirdiği değişimle yüzleşmek durumunda kaldığı bir dönemi kapsar.

Evdeyiz. Bildiğimiz tüm alışkanlıklarımız salgın nedeniyle değişiyor. Tarih yeniden yazılıyor. MÖ ve MS, tarih olacak gibi gözüküyor. KÖ ve KS yani koronadan önce ve koronadan sonra… Evet, böyle bahsedeceğiz belki de… Eskiden bir başka ülkenin vatandaşıyla karşılaşınca en dikkat ettiğim şeylerden biri sosyal mesafeydi.

Kulis

Postmodern Öykü Denince: Jorge Luis Borges

ŞahaneBirKitap

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Editörden

Dünyanın çehresini değiştiren en büyük seyahat, bir odada, bir kitabın yoldaşlığında yapılan seyahattir. Kitaplardan en çok yola çıkmasını öğrenebiliriz. Ola ki hoyrat bir karakterle birlikte seksen günde dünyanın çevresinde devri daim eder, aklımızın eremeyeceği sırlara vakıf oluruz. Her yolculuk, insanın kendi içine attığı adımı biraz daha kuvvetlendirir.