Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Televizyon // Bu mevsimin edebiyat uyarlamaları




Toplam oy: 892
Yerli televizyonlar bu yıl elini eteğini edebiyatın üzerinden -kısmen de olsa- çekmiş gibi görünüyor.

Yerli edebiyat eserlerinin dizilere uyarlanması furyası, yıllar içinde aile ve ilişki dramlarını konu alan eserlerle beslendi. Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Hanımın Çiftliği, Kalp Ağrısı gibi dizilerin bir şekilde tutmasıyla gelişen sektörde yapımcılar ve senaristler, gözlerini yerli edebiyata daha da çok çevirdiler. Geçtiğimiz mevsim Çalıkuşu’nun uğrattığı hayal kırıklığıyla kendi eleştirisini az çok veren alan, bu yıl elini eteğini edebiyatın üzerinden -kısmen de olsa- çekmiş gibi görünüyor. Öte yandan, yabancı dizi uyarlamaları bu yıl da epey fazla.

 

Fatih-Harbiye

 

Geçtiğimiz mevsim Show TV’de başlayan ve Peyami Safa’nın 1930-1940’ların modernleşmeye çalışan Türkiye’den bahsettiği Fatih-Harbiye romanından aynı isimle uyarlanan dizi, 40. bölümüyle mevsim finalini yapmıştı. Yapımcılığını Koliba Film’in yaptığı dizinin yönetmeni Sadullah Çelen, senaristi ise Hayriye Ersöz. Bu mevsim de devam etmesi planlanan diziye katılan yeni oyuncuların da yüzünü gösterdiği tanıtım fragmanları ekranlarda dönmeye başladı. Oldukça kısa bir romanın diziye uyarlanması zaten en başta insanı tedirgin ediyordu; kitabın yanlış bir okumayla uyarlanması ise apayrı bir konu... Modernleşen ülkede Doğu ile Batı arasında kalan insanların hikayelerinden ve çelişkilerinden bahseden kitabı, TV’ye zengin-fakir ilişkisi olarak yansıtmak ve seyircinin algısıyla bu şekilde oynamak, bir başka deyişle sadece reyting kaygısı uğruna yapılan iş, sizi ekran başından uzağa götürüyor.

 

 

 

Yılanların Öcü

 

Her şeye rağmen bu mevsim de edebiyattan uzak duramayan Show TV, Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü adlı romanından uyarlanan diziyi yayına hazırlıyor. Başrollerinde Cemal Toktaş’ın ve Hande Soral’ın oynayacağı dizinin yapımcısı -yine- Koliba Film. Çekimlerine Kapadokya’da başlanan dizinin yönetmenliği Cemal Şan’a, senaryosu ise Esen Ali Bilen, Bekir Baran Sıtkı ve Rana Mamatlıoğlu’ya ait. Genel olarak köy hayatının anlatıldığı 1954 tarihli bu romanı nedeniyle kendisine 1959 yılında soruşturma açılmış ve Baykurt öğretmenlikten uzaklaştırılmıştı. 1962 yılında Metin Erksan, 1985 yılında Şerif Gören tarafından aynı isimle filmi de yapılan roman, bu mevsimin merakla beklenen dizinlerinden biri.

 

 

 

 

Kurt Seyit ve Şura

 

Star TV’de geçtiğimiz mevsim yayınlanmaya başlanan ve 13. bölümüyle mevsim finali yapan -Nermin Bezmen’in aynı isimli romanından uyarlanan- Kurt Seyit ve Şura dizisi de bu mevsim devam eden yapımlardan. Ay Yapım’ın yapımcılığını, Hilal Saral’ın yönetmenliğini ve Ece Yörenç ile Melek Gençoğlu’nun senaryosunu üstlendiği dizinin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah yer alıyor. Yalnızca oyuncularıyla bile çok konuşulan bu dizi, Bezmen’in bir edebiyatçı olarak tanınmasına sebep olduğu için de önemli. Ama yerli yapımların eski görsellik-yeni ses ve konuşma dili sıkıntısına düşen dizinin -görselliği çok başarılı olsa dahi- reytingleri beklenen düzeyde olmadı. Rusya’da çekilmeye başlanan ve çekimleri İstanbul’a kaydırılan dizi, 1920’lerin Rusya’sından İstanbul’a savrulan görkemli bir aşk hikayesini anlatıyor. Dizinin akıbetiyse, çıkan haberlere göre biraz muallak gibi görünüyor.

 

Backstrom

 

Fox TV’nin 2015’in bahar aylarında yayına başlayacak olan Backstrom dizisi, İsveçli ünlü kriminoloji uzmanı yazar Leif G. W. Persson’un kitaplarından uyarlandı. Duygularını pek kontrol edemeyen ve çabuk sinirlenen bir yapıya sahip olan dedektif Everett Backstrom’un ve ciddi suçlar biriminde çalışan uzman ekibin Portland’daki hassas davalarla ilgilenmesini konu alan kitabın ve dizinin başrolünde Rainn Wilson oynuyor.

 

Wayward Pines

 

Fox’un 2014-2015 mevsiminde yayına başlayacağı söylenen bir diğer dizisi ise Wayward Pines. Blake Crouch’un Pines romanından uyarlanan dizi, bir kayıp vakasını ele alıyor. Gizli servis ajanı Ethan Burke, iki kayıp meslektaşını aramak için geldiği kasabadan -birtakım olaylar sonucunda- çıkamıyor. Ethan Burke’yi Matt Dillon’ın canlandıracağı dizinin ilk fragmanı yayınlandı.

 

The Strain

 

2014 yılında yayına başlayan ve devam eden “vampir edebiyatı dizisi”yse yine Fox TV’den. Guillermo Del Toro ve Chuck Hogan’nın yazdığı roman üçlemesinin TV uyarlaması olan The Strain’in başrollerinde Corey Stroll, Mia Maestro ve David Bradley var. Kitaplar Türkiye’de İthaki Yayınları tarafından Ölümcül Tür Üçlemesi adıyla yayımlanıyor.

 

The Leftovers

 

Tom Perrotta’nın The Leftovers isimli romanından aynı adla HBO tarafından uyarlanan dizinin senaristliğini Damon Lindelof yapıyor. Roman, Türkçeye Siren Yayınları tarafından Kalanlar adıyla çevrildi. Aniden ortadan kaybolan yakınlarını arayan ya da onlarsız yaşama geri dönmeye çalışan insanların hikayelerini anlatan dizinin kadrosunda Justin Theroux, Liv Tyler ve Christopher Eccleston yer alıyor.

 

About A Boy

 

NBC tarafından 2002’de filmi yapılan ve geçtiğimiz mevsim yirmişer dakikalık ilk 12 bölümüyle mevsimini tamamlayan About A Boy dizisi, ikinci mevsim sözünü de aldı. Nick Hornby’nin aynı adlı romanından uyarlanan dizinin senaristliğini ve yapımcılığını Jason Katimis üstlenirken, dizinin oyuncu kadrosunda Robert De Niro ve Jon Favreau var. Konusu itibariyle klasik bir romantik komediden pek öteye gidemeyen About A Boy’un reytingleri, yayımlandığı saat açısından oldukça iyi görünse de, yapılan yorumlar dizinin o kadar da başarılı olamadığını gösteriyor. About A Boy, Türkçede 2005’te Bir Erkek Hakkında adıyla Sel Yayıncılık’tan çıkmıştı.

 

The Last Ship

 

TNT’de Haziran 2014’te başlayan ve ilk mevsimi 10 bölüm olarak planlanan dizi, ikinci mevsim onayını da aldı. William Brinkley tarafından 1988 yılında yazılan ve aynı isimle uyarlanan dizinin yönetmeni, Michael Bay. Başrollerini Eric Dane, Adam Baldwin, Rhona Mitra ve Michaela Mcmanus gibi ünlü isimlerin oynadığı dizinin en büyük sıkıntısı, mantık hatalarıyla dolu olması. Dizi, dünyayı ele geçirmesi muhtemel ve son derece ölümcül bir virüsle baş etmeye çalışan insanları konu ediyor...



Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Nekro Porta/Ölüler Kapısı bir ilk roman olmasına rağmen sağlam kurgusu ve bütünlüğüyle dikkat çekmektedir. Bütün karakter ve olaylar, tek bir olayın çevresine toplanmakta, birbirinin neden veya sonucu olmaktadır. Bu yönüyle Nekro Porta bir ilk roman için ilk ve en zor sınavdan başarıyla geçmektedir. İlk romanlar için diğer bir handikap, romanda kullanılan dil ve üsluptur.

Çocuklar muzip ama bir o kadar da kalplerine dokunan metinlere bayılırlar. Bir çocuğun edebiyattan ve kitaptan beklediği şey de budur aslında. Gökhan Özcan ismini bilenler bilir. Ve kalemindeki sadeliğin yanında derinliği de fark edenler onun metinlerinin müptelâsı olurlar.

Necati Mert’in ustalığı

 

Şehir yazılarının tarihi çok eskilere dayanır. Gezmek, görmek ve seyahatten geriye kalan izlenimlerini paylaşmak insanın doğasında olan bir özelliği gibi aslında. Gezmek, ruha şifa olduğu kadar kelimelere de bir canlılık katıyor.

Hayatımı değiştiren kitapları listeleyebilmem çok zor. Benim bugüne gelebilmemin arkasında çok çeşitli etkenler, unsurlar var çünkü. Bu sebeple “bu kitabı okudum, şöyle değiştim” demek diğerlerine haksızlık olur. Faulkner “bu kitapta ne anlatmak istedin?” diye soranlara çok kızarmış.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.