Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Yazarların ev halleri




Toplam oy: 1217

Yazarların evlerinde çalıştıkları, okudukları anları merak ediyorsanız, buyurun yazarların ev hallerine!

 

 

 

Tao Lin, Muray Hill'deki apartman dairesinde.

 

 


 

 

 

Alice Walker, Mississippi'deki evinde yazı yazarken.

 

 

 


 

 

 

 

Sene 1958. Truman Capote, Brooklyn Heights'taki dairesine keyif çatıyor.

 

 

 


 

 

 

 

James Baldwin, Saint- Paul de Vence'deki evinde.

 

 

 


 

 

 

 

Vladimir ve Vera Nabokov, evlerinde okuyup yazarken.

 

 


 

 

 

 

Ernest Hemingway pazar keyfi yapıyor sanki, The New York Times okurken.

 

 

 


 

 

 

 

Henry Miller, Big Sur'daki evinin kütüphanesinde.

 

 

 


 

 

 

 

Patti Smith ve Sam Shepard, 70'lerin başında, evlerinde.

 

 

 


 

 

 

 

Zora Neale Hurston, Florida'daki evinde çalışırken.

 

 

 


 

 

 

 

Mark Twain 1903 yılında, evinde.

 

 

 


 

 

 

 

Gertrude Stein ve Alice B. Toklas, 1922 yılında Paris'te vermişler bu pozu.

 

 

 


 

 

 

 

 

Agatha Christie, İngiltere'deki yazlık evinde okumalarını yaparken.

 

 


 

 

 

 

John Updike, Ipswich'deki evinde çalışırken.

 

 

 


 

 

 

 

 

Susan Sontag, evde aylaklık ediyor.

 

 


 

 

 

 

Anne Sexton, çalışırken ufak bir mola vermiş.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Virginia Woolf, 1930'larda yazlık evinin verandasında, Vanessa Bell ve ailesiyle.

 

 

 


 

 

 

 

 

İşte karşınızda Fitzgerald ailesi! F. Scott Fitzgerald, eşi Zelda ve kızları Scottie.

 

 

 


 

 

 

 

Dave Eggers ve Vendela Vida, San Francisco'daki evlerinde.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Paul Auster, Park Slope'taki evinde.

 

 


 

 

 

 

 

Jorge Luis Borges, yatak odasında.

 

 

 

DDD

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Emily Dickinson’a geçmeden önce kendi çocukluğumu ve bahçe hikâyemi anlatacağım size... Macera olsun diye evden kaçıp gün batarken kimsenin ruhu duymadan döndüğüm çocukluk yıllarımda, bütün evlerin bahçeli olduğunu sanırdım. Neden, çünkü şanslıydım; oturduğumuz sakin mahallede bütün evler bahçeliydi, bizimki de.

 

Hepimiz etrafında toplanacağımız hikâyeler arıyoruz. Çünkü bir bakıma hikâye, hayatın zihinlerimizdeki anlamlandırılmış yansımasıdır. Dünyadaki varlığımızı konumlandırabilmek ve bir anlama ulaşabilmek için şeylerin mekân ve zamanda nelere bağlı, nelerle birlikte olduğunu bilmeye muhtacız.

Eğer hidâyet yazılmışsa bir kişinin alınyazısına, kişi ne denli farklı mecralarda dolaşırsa dolaşsın dönüp gelmesi muhakkaktır takdir olunana. Gai Eaton da Lozan’dan İngiltere’ye, Jamaika’dan Mısır’a hakikat arayışıyla gezinirken, bu yazgının izini süren son devir Müslüman entelektüellerinden birisidir.

 

A-

 

Mecnun one night

 

B-

 

Ben bu tarzı benimsedim. Elim belimde vakaların önünde bekler, sakallarımı sıvazlar, sosyolojik birtakım çıkarımlarımı dile getiririm. ‘Ne güzel bir toplum simit yiyor.’ ‘Toplum koşma oğlum beş dakika sonra tekrar gelecek tren.’ ‘Toplum şuradan geçerken az sessiz ol uykuya uzağım zaten.’

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.