Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Zıtlıklar Zenginliktir




Toplam oy: 36
Kardeşliğin müthiş bir şey olduğu ana fikrine, kitabın harika çizimleri de eklenince Kardeşler en azından bir kardeşi olan ya da çocuğuna yeni kardeş yapmayı düşünen ailelerin imdadına yetişiyor. Hem okul öncesi döneme hem de ilk okuma dönemi çocuklarına önerebileceğimiz güzel bir kitap.

Ev yaşamında kardeşlik, vazgeçme imkânının olmadığı en uzun ilişki biçimdir. Ve evdeki iki çocuk arasında yaşanan çatışmalar birçok ebeveynin ortak sorunlarından birisidir. Bitmeyen çekişmeler, kavgalar, zıtlıklar kardeşliğin ilişki biçiminde ister istemez olur. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen iki kardeş arasındaki bağ her daim görünenden çok güçlüdür ve paha biçilmezdir.

 

Özellikle küçük yaştaki çocuklarda belirgin olarak ortaya çıkan zıtlaşmaların üstesinden nasıl gelinir? Ebeveyn olarak araya girmek mi daha uygundur yoksa sözünü edeceğim kitaptaki gibi bu zıtlıkları dengeleyip bir zenginlik olarak görüleceğini çocuklara aşılamak mı? İspanyol yazar ve çizer Rocio Bonilla’nın iki ayrı kitap olarak bir araya getirdiği ve kitabın ortasında buluşturduğu kardeşlerin macerası bu konuda eminim yol gösterici olacaktır.

 

Kardeşim Bir Şebek ve Ablam Bir Gergedan isimli iki muzip öykü var bu kitapta. Kitap çift kapaklı haliyle, her iki tarafından bir maceraya açılıyor ve iki macera tam ortada kesişiyor. Bir kız çocuğu ve bir erkek çocuğunun kendi ağızlarından anlatıldığı maceralardan ilkinde ablasını gergedan diye nitelendiren ufaklığın duygularını aktarıyor. Söyledikleri her evde yaşanan ve her çocuğun büyük kardeşine karşı düşündüğü duygulardan oluşuyor. Önce zıtlıkların altı çiziliyor ama sonra ablasının hayatına kattığı olumlu şeylere odaklanıyor ve iki kardeş olmanın aslında ne kadar da güzel bir şey olduğuna vurgu yapıyor. İkinci macera ise bu kez ablasının küçük erkek kardeşi hakkındaki olumsuz düşünceleri ile başlıyor. Bir baş belası olarak gördüğü erkek kardeşinin olumlu yönlerine geçtikten sonra da aslında iki kardeş olmanın hiç de kötü bir şey olmayacağı sonucuna varıyor.

 

Her iki macera da gerçekten sade anlatımı ve eğlenceli diliyle ortak bir öyküde buluşuyor. Kardeşliğin müthiş bir şey olduğu ana fikrine, kitabın harika çizimleri de eklenince bu kitap en azından bir kardeşi olan ya da çocuğuna yeni kardeş yapmayı düşünen ailelerin imdadına yetişiyor. Var olan bir sevgiyi keşfetmenin gerçek macerası bu muzip öyküler. İllüstrasyonlar kitabın duygusunu tamamlayan ayrı bir değer. Günlük hayatta yaşanan sıradan olayların özgünlüğünü ve değerini de ortaya koyan Kardeşler, bu haliyle hem okul öncesi döneme hem de ilk okuma dönemi çocuklarına önerebileceğimiz güzel bir kitap.

 


 

Ben çocuk olsam...

 

Bu kitabın ismindeki komiklik beni en başta çekerdi. Kitabın çift taraflı olması ve iki öykü içermesi de tercihimde rol oynadı.

 

Kitabın çizimlerine bayılırdım. Kısa metinlere eşlik eden ve her detayında kaybolacağım eğlenceli çizimler çok hoşuma giderdi.

 

Bu kitap sayesinde kardeşimle olan ilişkimi yeniden gözden geçirir ve birlikte yaptığımız güzel şeyleri çoğaltmak için gayret ederdim.

 

 

KARDEŞLER
Rocio Bonilla

ÇEV: Halil Türkden
GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI 2019

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Virginia Woolf’un (1882-1941) yaşarken basılı tek öykü kitabı olan Pazartesi ya da Salı (1921) bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biridir. Virginia Woolf, Mrs. Dalloway, Dalgalar, Deniz Feneri romanlarıyla bilinç akışı tekniğinin başarılı örneklerini vermiş bir öncüdür. Bu akım günümüzde de etkisini yoğun bir şekilde göstermektedir.

Emily Dickinson’a geçmeden önce kendi çocukluğumu ve bahçe hikâyemi anlatacağım size... Macera olsun diye evden kaçıp gün batarken kimsenin ruhu duymadan döndüğüm çocukluk yıllarımda, bütün evlerin bahçeli olduğunu sanırdım. Neden, çünkü şanslıydım; oturduğumuz sakin mahallede bütün evler bahçeliydi, bizimki de.

 

Hepimiz etrafında toplanacağımız hikâyeler arıyoruz. Çünkü bir bakıma hikâye, hayatın zihinlerimizdeki anlamlandırılmış yansımasıdır. Dünyadaki varlığımızı konumlandırabilmek ve bir anlama ulaşabilmek için şeylerin mekân ve zamanda nelere bağlı, nelerle birlikte olduğunu bilmeye muhtacız.

Eğer hidâyet yazılmışsa bir kişinin alınyazısına, kişi ne denli farklı mecralarda dolaşırsa dolaşsın dönüp gelmesi muhakkaktır takdir olunana. Gai Eaton da Lozan’dan İngiltere’ye, Jamaika’dan Mısır’a hakikat arayışıyla gezinirken, bu yazgının izini süren son devir Müslüman entelektüellerinden birisidir.

 

A-

 

Mecnun one night

 

B-

 

Ben bu tarzı benimsedim. Elim belimde vakaların önünde bekler, sakallarımı sıvazlar, sosyolojik birtakım çıkarımlarımı dile getiririm. ‘Ne güzel bir toplum simit yiyor.’ ‘Toplum koşma oğlum beş dakika sonra tekrar gelecek tren.’ ‘Toplum şuradan geçerken az sessiz ol uykuya uzağım zaten.’

 

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.