Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Bir Metafor Olarak Metafor



Toplam oy: 32
Düzyazıda açıklamayı kolaylaştıran bir kavram olan metafor, şiirde anlamı kasıtlı olarak belirsiz kılmak için seçilen bir enstrümandır. Platon’un “idea” fikrini ayan beyan ortaya koyan “mağara metaforu”na karşılık Ahmet Haşim’in “O Belde” şiirinde metafor olarak kullandığı mekân, “belirsizliği” ile bir ilham kaynağıdır.

Bazen kitap tanıtma yazılarında iyi durduğu için “metafor” kelimesinin kullanıldığına şahit oluyorum. Şık bir sesi var elbette bu kelimenin. Sırf bu yüzden sembol, alegori, mecaz, istiare, eğretileme yahut benzetme yerine kullanılıp çığırından çıkarıldığı da oluyor. Tanıtım yazılarının harcamaya en istekli olduğu “dekoratif” kelimeler listesinde yer almak da metafor kelimesinin bahtsızlığıdır belki de.

 

Metafor, Eski Yunanca iki kelimenin birleşik hali. (Bu yönüyle otomobile benziyor.) Öte anlamına gelen “meta” ile taşımak, götürmek, aktarmak “phores” kelimelerinin toplamından oluşan “metapherein” dilimizde “metafor” olarak arz-ı endam ediyor.

 

Kavramlarla gerçeklerin ilişkisini sorgulayan her filozofun yolu bir şekilde metafordan geçer. Platon’un meşhur mağarası tam da bunun metaforudur. Aristoleles’ten Nietzsche’ye filozoflar metafor meselesine kafa yormuşlardır. Roman Jacobson ise büyük dilbilimci Saussure’den de ilham alarak metaforun önceki düşünürlerden farklı olarak bir kelimeden ibaret olmadığını kelimenin cümle içindeki kullanımından yolaq çıkılarak tespit edilebileceğini ifade etti.

 

Metafor sadece anlatmak istediklerimizi ifade ederken kullandığımız bir söz enstrümanı değil algıladıklarımızı anlamaya çalışırken yahut iki şey arasında fikri bağ kullanırken de tercih ettiğimiz araçlardan biri olarak karşımıza çıkar. Düzyazıda açıklamayı kolaylaştıran bir kavram olan metafor, şiirde anlamı kasıtlı olarak belirsiz kılmak için seçilen bir enstrümandır. Platon’un “idea” fikrini ayan beyan ortaya koyan “mağara metaforu”na karşılık Ahmet Haşim’in “O Belde” şiirinde metafor olarak kullandığı mekân “belirsizliği” ile bir ilham kaynağıdır.

Metafor sadece edebiyatta değil sinemada, mimarlıkta veya psikolojide de kullanılır. Bir kelimeyi asıl anlamının dışına başka bir anlama taşıyan, nakleden, götüren ve bu arada hem yazanın yeni bir anlam inşa etmesini hem de okurun zihninde yeni ufuklar açılmasını sağlayan metafor, kavram atölyemizin olmazsa olmaz enstrümanlarından biridir ve dolayısıyla “Metafor, belki de bir insanın sahip olabileceği en verimli güçtür.” diyen Jose Ortega Gasset tamamen haklıdır.
Metafor kelimesini izah etmek için harita kelimesini bir metafora dönüştürebiliriz. Nasıl haritada normalde algılayamadığımız bir coğrafya parçası çizgilerle anlayabileceğimiz bir şekle sokulursa soyut bir duygu veya düşünce de somut bir kelime üzerinden kurulan metaforla anlaşılır, idrak edilir hale getirilir. Haritada yer alan çizgiler o coğrafyanın ta kendisi değil birer metaforudur adeta. İşte bir metafor olarak metafor da tam olarak budur zaten.
METAFORUN İLK 11’İ

Metaforlar-Hayat, Anlam ve Dil / George
Lakoff, Mark Johnson
Metafor ve Şiir Dilinin Yapısal Özellikleri /
Oğuz Cebeci
Metafor Yazıları / Fatih Tepebaşılı
Şiirde Derin Yapı Metafor / Kayhan Şahan
Metafor Olarak Mimari / Kojin Karatani
Metafor ve Semiyotik / Dr. M. Akif Duman
Kategori ve Metafor / Mustafa Yeşil
Lacan’ın Metafor Anlayışı / Dr. M Akif Duman
Siyasal İletişimde Metafor Kullanımı / Dr.
Ömer Faruk Özgür
Etkili İletişimin Sihirli Anahtarı: Metafor /
İbrahim Ethem Ay, Dr. Gani Murat Yıldırım
Metafor Olarak Hastalık-AIDS ve Metaforları /
Susan Sontag

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Takvimler 1990’lı yılları gösterirken “bilimkurgu mu yoksa kurgubilim mi” diye özetleyebileceğimiz bir tartışma vardı. İngilizce “Science fiction” kavramına dilimizde bir karşılık arayışı devam ediyordu o yıllarda. Hâlâ da mesele tam olarak çözülmüş değil. Zira Türk Dil Kurumu’nun tercihi “bilim kurgu” olsa da hâlâ bilimkurgu şeklinde yazmayı tercih edenler azımsanmayacak kadar çok.

Uzun ve ‘yeni bir dünya’ düzenine alışmaya çabaladığımız bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Eskiden, çok da eski değil, geçen yıl aralık ayında yeni yıla umutla girmiştik oysaki… Tüm hayatımız değişti. Pandemi nedeniyle yeni alışkanlıklar edindik hepimiz. Evden çıkarken cüzdan, anahtar ve telefon kontrolü yaparken ilk sıraya maskeyi ekledik bu yıl.

Edebiyatın hemen her dalında eser vermek, sanırım 19’uncu de Lorme “Aşk Çelengi” demekmiş. yüzyıl şairlerinin bir özelliğidir. Onlar şiir yazar, hikâyeye bulaşır, romanla uğraşır, deneme ve piyesleriyle de anılırlar. Mesela Türk edebiyatında Namık Kemal de öyledir. Abdülhak Hamit Tarhan, Ahmed Midhat Efendi… Örnekler çoğaltılabilir. Victor Hugo da aynı kuşaktandır.

Edebiyat ve sanat tarihi, zamanın ya da kitlelerin efsaneleştirdiği ancak kendilerine atfedilen değerin ne kadarına layık oldukları şüpheli sayısız isimle doludur. Bir eseri sevmek çoğu zaman onu ortaya koyanın kusurlarını görmezden gelmemiz için yeterlidir. Ne yazık ki gerçeklerle doğrularımızın tartıldığı terazide, gerçekler daima ağır basar.

Pandemiden önce yapabildiğim endişesiz, serbest seyahatlerimden biri Tiflis’e idi. Tiflis, Sovyet mirasına yer yer sahip çıkan, yer yer de bu mirası reddeden yapısıyla ikircikli bir kent. Tarihin gördüğü en zalim liderlerden Stalin’in Gürcü olması ikircikli yapıyı pekiştiriyor.

Kulis

Mİm Kemâl Öke: ''Engelin Hakikati ‘İçimiz’dekidir. Nefsimiz!''

ŞahaneBirKitap

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.

Editörden

“Ev ki ayrıntıdır. Susmalar, küçük sevinçler, küçük acılar, küçük konuşmalar, küçük yalnızlıklar...Hepsi hepsi.” Tüm dünyayı eve sığdırmaya çalıştığımız şu günlerde İlhan Berk’in evle ilgili metnine bile küçük şeyleri konu etmesi o kadar güzel ki. Siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bana göre de evle ilgili olan her şey “küçük”tür.