Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Bir Metafor Olarak Metafor



Toplam oy: 8
Düzyazıda açıklamayı kolaylaştıran bir kavram olan metafor, şiirde anlamı kasıtlı olarak belirsiz kılmak için seçilen bir enstrümandır. Platon’un “idea” fikrini ayan beyan ortaya koyan “mağara metaforu”na karşılık Ahmet Haşim’in “O Belde” şiirinde metafor olarak kullandığı mekân, “belirsizliği” ile bir ilham kaynağıdır.

Bazen kitap tanıtma yazılarında iyi durduğu için “metafor” kelimesinin kullanıldığına şahit oluyorum. Şık bir sesi var elbette bu kelimenin. Sırf bu yüzden sembol, alegori, mecaz, istiare, eğretileme yahut benzetme yerine kullanılıp çığırından çıkarıldığı da oluyor. Tanıtım yazılarının harcamaya en istekli olduğu “dekoratif” kelimeler listesinde yer almak da metafor kelimesinin bahtsızlığıdır belki de.

 

Metafor, Eski Yunanca iki kelimenin birleşik hali. (Bu yönüyle otomobile benziyor.) Öte anlamına gelen “meta” ile taşımak, götürmek, aktarmak “phores” kelimelerinin toplamından oluşan “metapherein” dilimizde “metafor” olarak arz-ı endam ediyor.

 

Kavramlarla gerçeklerin ilişkisini sorgulayan her filozofun yolu bir şekilde metafordan geçer. Platon’un meşhur mağarası tam da bunun metaforudur. Aristoleles’ten Nietzsche’ye filozoflar metafor meselesine kafa yormuşlardır. Roman Jacobson ise büyük dilbilimci Saussure’den de ilham alarak metaforun önceki düşünürlerden farklı olarak bir kelimeden ibaret olmadığını kelimenin cümle içindeki kullanımından yolaq çıkılarak tespit edilebileceğini ifade etti.

 

Metafor sadece anlatmak istediklerimizi ifade ederken kullandığımız bir söz enstrümanı değil algıladıklarımızı anlamaya çalışırken yahut iki şey arasında fikri bağ kullanırken de tercih ettiğimiz araçlardan biri olarak karşımıza çıkar. Düzyazıda açıklamayı kolaylaştıran bir kavram olan metafor, şiirde anlamı kasıtlı olarak belirsiz kılmak için seçilen bir enstrümandır. Platon’un “idea” fikrini ayan beyan ortaya koyan “mağara metaforu”na karşılık Ahmet Haşim’in “O Belde” şiirinde metafor olarak kullandığı mekân “belirsizliği” ile bir ilham kaynağıdır.

Metafor sadece edebiyatta değil sinemada, mimarlıkta veya psikolojide de kullanılır. Bir kelimeyi asıl anlamının dışına başka bir anlama taşıyan, nakleden, götüren ve bu arada hem yazanın yeni bir anlam inşa etmesini hem de okurun zihninde yeni ufuklar açılmasını sağlayan metafor, kavram atölyemizin olmazsa olmaz enstrümanlarından biridir ve dolayısıyla “Metafor, belki de bir insanın sahip olabileceği en verimli güçtür.” diyen Jose Ortega Gasset tamamen haklıdır.
Metafor kelimesini izah etmek için harita kelimesini bir metafora dönüştürebiliriz. Nasıl haritada normalde algılayamadığımız bir coğrafya parçası çizgilerle anlayabileceğimiz bir şekle sokulursa soyut bir duygu veya düşünce de somut bir kelime üzerinden kurulan metaforla anlaşılır, idrak edilir hale getirilir. Haritada yer alan çizgiler o coğrafyanın ta kendisi değil birer metaforudur adeta. İşte bir metafor olarak metafor da tam olarak budur zaten.
METAFORUN İLK 11’İ

Metaforlar-Hayat, Anlam ve Dil / George
Lakoff, Mark Johnson
Metafor ve Şiir Dilinin Yapısal Özellikleri /
Oğuz Cebeci
Metafor Yazıları / Fatih Tepebaşılı
Şiirde Derin Yapı Metafor / Kayhan Şahan
Metafor Olarak Mimari / Kojin Karatani
Metafor ve Semiyotik / Dr. M. Akif Duman
Kategori ve Metafor / Mustafa Yeşil
Lacan’ın Metafor Anlayışı / Dr. M Akif Duman
Siyasal İletişimde Metafor Kullanımı / Dr.
Ömer Faruk Özgür
Etkili İletişimin Sihirli Anahtarı: Metafor /
İbrahim Ethem Ay, Dr. Gani Murat Yıldırım
Metafor Olarak Hastalık-AIDS ve Metaforları /
Susan Sontag

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Argo deyince aklımıza bir dizi kaba, galiz söz yığını geliyor. Her kötü söz otomatikman üzerinde argo yazan bir çuvala istifleniyor. Argoyu anlamak bu kadar kolay olsaydı bu sayfada yer vermeye, hakkında bir şeyler söylemeye değecek bir kavram olarak değerlendirmeye gerek olmazdı.

 

Fransız filozof René Descartes’ın beden ve ruh düalizmine dayalı rasyonalizmiyle başladığı addedilen modern felsefeye dair yazılmış felsefe tarihi kitaplarının birçoğunda bu felsefenin gelişimi içinde bir yandan Spinoza’nın tek töze dayalı felsefesi ile Leibniz’in monadlara dayalı çok tözlü felsefesi rasyonalist felsefenin mümkün devam yolları olarak Descartes’la bağlantılandırılırken, diğer ya

Olga ölene kadar Avda Trajedi bildiğimiz Rus romanları şeklinde ilerler. Bildiğimiz Rus romanlarından kastım, ilk modernler olarak tasnif edilen Tolstoy ve Dostoyevski romanlarıdır. Olga’yı öldürdükten sonra Anton Çehov, bu çemberi kırmaya çalışır. Ve bunu başarır da.

 

Erken yaşta intiharı seçmesine rağmen dünya edebiyatında unutulmaz izler bırakan Cesare Pavese (d:9 Eylül 1908 – ö:27 Ağustos 1950), 1935 – 1950 yılları arasında tuttuğu günlüklerinde 10 Kasım 1938 tarihinde yazdıklarına şöyle başlamıştır: “Hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır edebiyat.” Pandemi sürecinin tek güzel tarafı, kendimize ait daha fazla vaktimiz olması sanırım.

Sinema-TV okuduğum yıllarda hocalarımdan öğrendiğim ve sonrasında, yayıncılık hayatımda da epeyce işime yarayan bir bilgidir: “Film, jenerikte başlar.” Çünkü, izleyiciyi az sonra izleyeceği filme hazırlar jenerik görüntüler; ister isimler aksın, ister yapım şirketlerinin kocaman logoları (ki dikkat edin, her filmde o filmin atmosferini yansıtan bir şekilde karşımıza çıkar aslında bunlar) dönüp

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.