Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Gerçek radikal siyaset nasıl üretilir?



Toplam oy: 12

“Negativity & Revolution- Adorno and Political activism” Theodore Adorno’nun son derecede yoğun ama bir o kadar da ilginç yapıtı Negative Dialectics içindeki savları, devrimci teori ve pratik açısından kullanılabilir kılmayı amaçlayan bir derleme; dört kısımdan, on bir denemeden oluşuyor.

Sunuş ve konular başlıklı birinci bölümde yazarlar, derlemenin anlamını ve gerekçesini ve “projelerini”, “Olumsuzlama ve Devrim”, “Neden Adorno?”, “Adorno’nun praksisizme yönelik eleştirisi”, gibi başlıklarla tanımlıyorlar.

Yeni yapısalcılığa karşı negatif (olumsuzlayıcı?) diyalektik, başlıklı ikinci bölümde, “Antagonizma ve fark: Modern kapitalizmin eleştirisi bağlamında olumsuzlayıcı diyalektik ve yapısalcılık sonrasının bir değerlendirilmesi”,  “Adorno ve öncülük-sonrasıcılık (postvangardism)”, “olumlayıcı ve olumsuzlayıcı otonomizm başlıklı denemeler var.

Kurtuluş ve totalitenin (bütünsel olanın) eleştirisi başlıklı üçüncü bölüm, “öznenin kavramsal hapishanesi, siyasi fetişizm ve sınıf mücadelesi”, “Adorno’da kurtuluşcu Praxis ve Kavramsallık” denemeleri yer alıyor.

Dördüncü ve son bölüm, Cinsellik ve sanat konuları üzerinde yoğunlaşan üç denemeden oluşuyor: “Adorno, özdeş olmama (non-identity), Cinsellik”;  “Metafiziğin yıkılmasıyla dayanışma: Olumsuzlama ve umut”; “Mimesis ve mesafe: Adorno’nun düşüncesinde sanat ve toplumsal”.

Guy Debord’un 1960’ların sonunda, büyük bir önseziyle hazırladığı “Gösteri Toplumu” başlıklı çalışmasında işaret ettiği olgunun, yüzlerce uydu televizyon kanalları, haz yönelimli tüketimcilik, dijital teknoloji, sanal gerçeklik, gibi araçlarla “yaşam dünyasının” tüm hücrelerine nüfuz ederek “sermaye makinesi”nin (Deleuze ve Guattari) acımasız, engelsiz tüketimine açtığı günümüzde “olumsuzlayıcı diyalektik”in düşünce tarzı her zamankinden çok daha önem kazanıyor diye düşünüyorum.

Bu önemi iki açıdan vurgulayabiliriz. Birincisi, olumsuzlayıcı diyalektik, verili gerçeklikle ve zamanın andaki ruhuyla hiçbir alanda uzlaşmaya izin vermeyen bir düşünce tarzıdır. Bu anlamda, “devrimciyi” yaratıcı olmaya zorlar. İkincisi, maddi süreçlerin egemen olduğu yapıya karşı devrimci öznenin kapasitesine, sınıf mücadelesinin siyasi boyutunun kurucu özelliğine vurgu yapar. Böylece sosyalistler açısından,  araççı mantığın egemenlik kurucu etkilerinden, ekonomizmden, reformizm, demokratizm yoluyla yapıya teslim olma riskinden kaçınmaya yardımcı olacak eleştirel düşünce aygıtları sunar. Burada, bence, söz konusu olan Adorno ve Adorno’dan gelerek bu derlemede kristalize olan Otonom Marksizmin görüşlerini benimsemek değil, onlarla diyalog içine girerek eleştiri süreci içinde yaratıcı olasılıklar yakalamaya çalışmaktır. Bu derlemedeki denemelerin bence değeri de bu olasılığa kapı açıyor olmalarından kaynaklanıyor.

Derlemedeki denemelere tek tek değinebilmem bu yazıda olanaklı değil. Ancak bitirirken, Alberto R. Bonnet’in ikinci bölümdeki “Antagonizma ve fark: Modern kapitalizmin eleştirisi bağlamında olumsuzlayıcı diyalektik ve yapısalcılık sonrasının bir değerlendirilmesi” başlıklı denemesine dikkat çekmek istiyorum. Bonnet bu denemesinde, Gillez Deleuz’ün derinlikli bir değerlendirmesini yapıyor. “Çokluk”, “çeşitlilik” ve “farklılık” kavramlarıyla liberalizm arasındaki ilişkiye değinen Bonnet, bu kavramların radikal bir siyaset üretemediğini, aksine,  sermayenin kendini çevresine uydurma sürecini beslediğini ileri sürüyor. Bonnet Deleuz’un “arzu” kavramını değerlendirirken, ileri sürdüğü stratejilerin post modern kapitalizme uyumlu olduğunu, gerçek radikal siyasetin ise olumsuzlama ve reddetme üzerinde kurulabileceğini savunuyor. Deleuz’un startejisinin, eninde sonunda, hiçbir şeyi değiştirmeyen, yerel, mikro eylemlerin yüceltilmesiyle sonuçlandığına dikkat çekiyor.

John Holloway’ın, işçi sınıfının aktif bir özne olarak kriz yaratma kapasitesinin, devrimci potansiyellerinin tartışıldığı, Hart ve Negri’nin “İmparatorluk bağlamında ileri sürdükleri çokluk stratejilerinin, kapitalizme karşı mücadeleleri demokrasi mücadelesi içinde erittiğini ileri süren denemesi de ayrıca ilginç. Jose Manuel Martinez’ın son bölümdeki “Mimesis ve mesafe” denemesi de sanat ve eleştiri teorileriyle ilgilenenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Özetle Negativity & Revolution- Adorno and Political activism, okuyanı, tartışmaya zorlayan ve Badiou’nun önerdiği “Komünist hipotezin günümüzde yeniden düşünülmesi” çabasına katkı yapabilecek çalışmalardan oluşuyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Brian Arthur, ekonominin temel yasalarını sorgulayan çalışmalarıyla önemli katkılarda bulunmuş bir bilim adamıdır. Mühendis kökenli bir ekonomist olarak hem meslektaş hem 1980’li yılların Viyana’sından hemşehri oluruz.

Çağdaş Latin Amerika edebiyatının en önemli temsilcileri arasında sayılan Roberto Bolano’nun –her anlamda- dev eseri 2666 şubat ayında Türkçeye çevrilmişti. Her anlamda dev eseri derken hem içeriğini hem de 1000 sayfalık fiziksel hacmini kast ediyorum. Zaten bu hacim nedeniyle roman hakkında yazmayı biraz geciktirdim.

Hayır, öyle bitmiyor. Yüzlerce sayfa süren kalp çarpıntısı, gelgit, kaçıp kovalamaca,  Mr. Darcy'nin Elizabeth'e evlenme teklifi etmesiyle son buldu ve perde kapandı, son yazısı belirdi, kitabın arka kapağına ulaştık diye hikaye bitti sanıyoruz. Çok yanılıyoruz. Aslında devamı var, görmediğimiz odalarda, okumadığımız sayfalarda bir şeyler olmaya devam ediyor.

Yıllar önce öldüm ben ve şimdi bir mezarın arkasından konuşuyorum sizinle. Kısa bir ömrüm oldu, yirmi sene bile sürmedi hayatım; buna rağmen yaşadım, hayaller kurdum, insanlarla tanıştım. Kavgalar ettim onlarla ve ölmüş olsam bile kimse yaşadıklarımı, hissettiklerimi ve öfkemi elimden alamaz artık.

Garanti Bankası'nın geçen sene, imparatorluk dönemine ait Osmanlı Bankası ana binasında açılan mekanı Salt Galata, 8 Temmuz'a kadar Tercüme Eden sergisine ev sahipliği yapacak. Daha önce Londra ve Tokyo'da düzenlenen bu serginin Türkiye ayağının küratörleri Charles Arsene-Henry, Shumon Basar ve Suna Kafadar.

Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mıdır, sorusunu geçeli çok oldu. Artık bizim için tarih popüler kültür ürünlerinin kullanımına açılmış bir engin alandır.

Cumhuriyetin Osmanlı tarihini keşfi son sürat devam ediyor… Çılgın bütçeli filmler, olay yaratan diziler, yıldızlaşan Osmanlı tarihçilerinin çalışmaları, onların tarihe getirdikleri yeni yorumlar ve elbette romanlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu keşfetmekle, cılkını çıkarma kıvamı arası bir yerlerdeyiz şimdilik.

 

Söyleşi

Behçet Çelik: Okuyucuyu hesaba katarak yazmıyorum
Son dönem edebiyatın en verimli ve dikkat çeken isimlerden yazar Behçet Çelik ile, son romanı Soluk Bir An' hakkında söyleşmek üzere Beşiktaş'ta denize nazır bir kahvehanede buluştuk.

ŞahaneBirKitap

Consuelo, ona ailesinin verdiği isim: Meksikalı bir kadın, hizmetçilerin hizmetçisi, hiç sesi çıkmayan, durmaksızın acı çeken, katlanan ve dayanan. Connie, onun koleje gidip iki yıl burada okumayı başarmış hali, bir parça da olsa toplumun diplerinden yukarılara uzanmasını sağlayan.

Anket

Okuma kültürünün yaşı olur mu?

Ceren Çıplak sokağa çıktı ve sordu: Yeni türeyen 'gençlik edebiyatı' kategorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce okumanın yaşı olur mu?



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun