Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Muz Bahçelerinin Bekçisi; Miguel Angel Asturias

Güney Amerika ülkelerinin meşhur edebiyat ortamlarında ateşli tartışma konuları vardır; “Marquez mi büyüktür yoksa Asturias mı?”

 


Türk Romanın Ara Yüzleri ve Haver

Ahmet İhsan Tokgöz (1867), estetik ve epistemolojik düzeyde yarattığı kırılmalarla Türk edebiyatını şekillendiren Servet-i Fünun dergisinin kurucusudur. Daha çok çevirmen kimliğiyle tanınan Tokgöz’ün Ülfet isimli bir tefrikası daha bulunmaktadır.


Haysiyetli Olma İddiasındaki Bir Adamın Mahcubiyet Dolu Hikâyesi

Kuzey Avrupa edebiyatının bol ödüllü yazarı Dag Solstad’nın 1994’te yayımladığı Genanse og Verdigheit romanı, Mahcubiyet ve Haysiyet adıyla bu yıl ülkemiz okurlarına ulaşabildi. Şimdiden dördüncü baskıya giden bu kitabı elinize aldığınızda muhtemelen dikkatinizi çekecek ilk unsur olan mütevazı boyutu sizi yanıltmasın.


Yok Et ve Ağıt Yak

“Bir dili konuşmak bir dünyayı, bir kültürü kuşanmak demektir.” Frantz Fanon 

 


Talip Olduklarımız Neler?

Şimdilik Havadisler Bunlar; Erhan Genç’in yeni öykü kitabı. Genç’in öykülerini ilk günden bu yana takip ediyorum. Bazı öykücüler kimilerine yakın gelir. Galiba Genç’in öyküsü de bana yakın geliyor. Öyküler kitapta bir bütünlük oluşturuyor. Birbirine yakın konular farklı hikâyelerle tazeleniyor. Daha çok kaçırılmış, farkına varılmamış hayatın yeniden fark edilmesi denebilir.


Kaosa Karşı Sadelik Öneren Şiirler: Çiçekli Yazma

İsmail Karakurt’un dördüncü şiir kitabı Çiçekli Yazma’yı değişik hislerle okudum. Dokuz yıl sonra gelen bir kitap Çiçekli Yazma. Simurg, Mahrem Mecazlar ve Çocukluğum Bir Çocuk kitaplarından sonra Karakurt, sözünü ve hayatını yoğuran inceliklerin içinden konuşmaya devam ediyor bir bakıma.


Düğümler ve Çözümler

Sıradan mutluluklar üzerine erken yaşlarda kurulmuş bir yuva, iki çocuk, kendini evine ve çocuklarına adamış bir kadın, geçen yıllar ve bir tarafın bu küçük, tekdüze dünyayı geride bırakma isteği. Erkeğin bu dörtlü arasındaki rolleri “anlamsız bir makinenin her zaman aynı hareketleri yinelemeye mahkûm çarkları” olarak tasvir etmesi ve başka bir kadın için evi terk etmesi...


Buluşma Noktası: Helsinki Oodi Kütüphanesi

Ülkede yaşayan 5,5 milyon kişinin yılda 68 milyon kitap ödünç aldığı Finlandiya için kütüphaneler yaşamın vazgeçilmezi. Bu veri bile Oodi gibi modern bir kütüphane-yaşam alanının niçin bu ülkede olduğunun bir göstergesi.


Hayalet Ev'den İstanbul'a Son Bakış

Bir kenti doğru anlayabilmek için sadece demografi yeterli değil artık. Idari kıstaslar da. Mimari, sosyoloji, antropoloji gerekli. Sinema, ekonomi, iletişim çalışmaları, kültürel çalısmalar gerekli. Ancak böylesi çok-disiplinli bakışlarla İstanbul’u ve elbette tüm kentleri doğru düşünebilir ve anlayabiliriz.


Nuri Pakdil'i Okumaya Buradan Başlayın!

Edebiyatımızın biraz hakkı yenmiş, biraz gadre uğramış, biraz görmezden gelinmiş, çoğunlukla varlığı fark edilmemiş kendi halinde bir türüdür “portre.” Belki zaman zaman biyografi gibi türlerle karıştırılmıştır. Belki zaman zaman önemsenmemiş, üstü çizilmistir. Portre daha çok resim ve fotoğraf sanatının bir parçasıdır, akla resmi ve fotoğrafı getirir.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.