Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Vahşetin Çağrısı Değil, Yabanın Çağrısı

Jack London olarak tanıdığımız John Griffith London, 1876’da San Francisco’da dünyaya geldi ve 1916’da California’daki çiftliğinde öldü. Kırk yıllık kısa hayatı boyunca birçok edebi yapıtın yanı sıra siyaset, sendikacılık, insan ve hayvan hakları savunuculuğu, gazetecilik, yayıncılık gibi alanlarda ciddi izler bıraktı.

 


Klasikleri Neden Döne Döne Okumalıyız?

Eğitim hayatımızda hepimize dayatılan belli başlı bazı kitaplar vardır. Edebiyat, Dil ve Anlatım dersleri için okuduğumuz yahut okumuş gibi yaptığımız bu kitapların isimleri herkes tarafından bilinir.


Batı Karşısında Türk Şiirinin Savunması: Hızır'la Kırk Saat

Hızır’la Kırk Saat, Sezai Karakoç’un kitapları içinde çok ayrı bir yerde duruyor.


Alışveriş Listesi

Kapitalizmin üretim-tüketim ilişkilerindeki mutlak hegemonyası insan zihninde habis bir ura dönüşeli çok oldu. Sürekli satın alan, sürekli tüketen dev bir fabrika artık insan. Reklamlar bu dev fabrikanın çarklarını yağlayan birer azı dişi... İnsan satın aldıklarıyla var, satın alabildiği şeyler kadar var.

 


TAKSİ ŞOFÖRÜ SAMUEL BECKETT VE BİRKAÇ EDEBİYAT PROBLEMİ

Adında Titanik olan, Fernando Pessoa’yı, Karl Marks’ı konuşturan, kahramanları Céline, Jean, David gibi isimler taşıyan Avrupalılardan oluşan ve Berlin’de ya da New York’ta geçen “yerli” kitapların sayısının arttığı sizin de dikkatinizi çekti mi?

 


BATTLESTAR GALACTICA: SÜRGÜNÜN 40 YILI

Bin yıllar önce kendi elleriyle yarattıkları yapay zekânın kıyımına uğrayıp geri dönülemez bir sürgün ile ana yurtları Kobol’dan ayrılan 12 koloninin insanları için işler hiçbir zaman yolunda gitmedi.


BİR ÇOCUĞA ÖLÜMÜ ANLATABİLİR MİSİNİZ?

Ölüm… Hayat bütün hızıyla akarken, bu kelime insana ne kadar uzak ve soğuk geliyor öyle değil mi? Peki henüz hayata yeni başlayan bir çocuk için ölüm ne ifade ediyor? Çocuklar ölümü ve öldükten sonraki hayatı bir merak çemberi içinde sordukça sorarlar. Peki, onlara tatmin edici bir cevap verebilir ve onların anlayacağı dilden anlatabilir miyiz?


EDEBİYATIN YOLLARI TAŞTAN

Tarık Buğra, bu sene doğumunun 100. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor. Aslında Tarık Buğra üzerine uzun uzun konuşmak gerekiyor fakat kendisi “Ben sağda da solda da değilim” dediği, hayatını ve sanatını bunun üzerine kurduğu için hayatı boyunca bir bakıma ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabilmiş bir aydın oldu.


MERAK BİR KEŞİF MOTORUDUR

"Bayan Mallard’ın kalp sorunundan muztarip olduğu bilindiğinden, kocasının ölüm haberi verilirken mümkün olduğunca nazik ve özenli davranıldı. Acı haberi kız kardeşi Josephine’den öğrenen kadın, önce gözyaşlarına boğulur, sonra yalnız kalmak istediğini söyleyip odasına çekilir fakat işte tam bu noktada çok beklenmedik bir şey olur.


KÜTÜPHANEMDE BİR ORKESTRA

Harfler mi notalar mı? Kitap okumanın sessizliği mi yoksa bir orkestranın çok sesliliği mi? Peki hem iyi bir dinleyici hem de iyi bir okuyucu iseniz ve böyle bir seçim yapmak istemiyorsanız? O halde Şilili yazar Isabel Mellado son romanı Titreşim’i sizin için yazmış diyebiliriz çünkü Titreşim, size her ikisini de vaat ediyor.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editör'den

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.