Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Arşivi

// En çok okunanlar



Kelebeğin ömrü

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.



Dünyanın tek ve en büyük hikayesinin keşfedilişi

Bir gün bir edebiyat profesörü incelediği mesnevide bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder. Daha doğrusu mesnevi türünde daha önce görmediği bazı tuhaflıklar vardır şiirde. Anlamadığı ifadeler vardır.  O, kendinden önceki araştırmacılar-edebiyatçılar gibi yapmaz ama. Okuyup geçmez, anlamadıklarından vazgeçip, anladığı yerler üzerine yoğunlaşmayı tercih etmez.



Kitaplar ölmeyecek!

E-kitap tartışmaları malumunuz, hatta belki tartışmamaları demek daha doğru, zira konuşulmaz ve fazla dillendirilmezse e-kitabın bir şekilde hayatımıza pek girmeden çıkacağını umanlarla, bu yeni teknolojiden en yüksek faydayı sağlamak adına sessizce bekleyip durumu görmek isteyenler belli ki aynı safta.



Niye herkes yazar olmak istiyor ki?

Bu aralar herkes yazar olmak mı istiyor? Ya da niye herkes yazar olmak istiyor? Yazar Olabilir miyim?'i yazarlığa ilgi duyan ve Semih Gümüş’ün nasihatlerinden payını almak isteyenler oturttu yayımlanır yayımlanmaz çoksatar listelerinin ilk sıralarına.



Dünyanın ilk aşıklarından tarih ve arkeoloji dersleri

Son günlerde taş devrinden kalma, yan yana gömülmüş iki insan iskeletinin resmi geziyor sosyal medya ortamlarında. Onlar belki de dünyanın en eski aşıkları, ölümün bile ayıramadığı... Ama biz ne şekilde hayal edersek edelim uzmanlar bu iki insanın kardeş, akraba, hatta ana-oğul falan da olabileceğini söylüyorlar.



Gör, duy, hisset: Edebiyat şehrin bahçelerinde, gaz bombardımanının içinde el ele…

Yok yok merak etmeyin, “yeni dil, gücünü mizahtan alıyor, gümbür gümbür geldi” yazısı değil bu. Direnişin dili, sıkıcı sosyolojik, kuramsal, edebi analizlerin dışında da, onlara ihtiyacı olmadan da kendini üretiyor, yoluna devam ediyor nasılsa... Ben bugün sizlere yeni bir edebiyat kuşağının önsezili, hani neredeyse kehanetvari arayışından, bir araya gelişinden söz edeceğim.



Grangé ne yazar, nasıl olsa çoksatar!

Ani bir kararla yazarlığa geçen ve kısa süre içinde iki milyondan fazla okura sahip olan bir yıldız-yazara dönüşen Jean-Christophe Grangé...



Nedir bu normal?!

“Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özüme sel gizli gizli
Bir tenhada cân cânanı bulunca
Yaralar sinemi yar oy yar oy
Dil gizli gizli, dil gizli gizli

Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yar oy yar oy
Yol gizli gizli, yol gizli gizli.”



Bastırıldığı yerden...

Eren Aysan, Hande Gündüz, Gaye Boralıoğlu, Şebnem İşigüzel, Menekşe Toprak ve Latife Tekin. Bu yıl hemen tüm edebiyat ödülleri kadın yazarlarımızın! Her şeyi bir yana koyup edebiyat adına ne kadar sevinçli bir yıl içinde olduğumuzu konuşacağız kanımca uzun bir süre.



Kaybedenler Kulübü neyi kaybetmişti?

Sevdiğim filmleri birden fazla izlemeyi severim, tıpkı sevdiğim kitapları birden fazla okumayı sevdiğim gibi… Tipik bir sabitfikirlilik hali, yani her şey yolunda… Kaybedenler Kulübü’nü de birden fazla izledim işte bu sabit duruş içerisinde.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.