Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

En çok okunanlar  


Edebiyat ve vicdan

Biliyorsunuz Nobel ödüllü Çinli yazar Mo Yan, Türkiye’ye geldi. Mo Yan yaptığı konuşmada kendisine sorulan sorular üzerine dikkat çekici, kanımca edebiyat okurunu da biraz zedeleyici, iki yanıt verdi. Biri sansür üzerineydi.


Son modern!

Türk edebiyatının en tutkulu yazın insanlarından biridir dediğim anda aklımıza gelecek ilk isimlerden biridir Enis Batur. Bir okur olarak kendisine baktığımda ucu bucağı yok gibi görünür bana hep. Lakin bir yandan bize sunduğu yazın dünyasıyla müthiş bir zenginlik vaat eder, bir yandan da bu zenginlik içinde okumaya nereden başlayıp nereden devam edeceğimizi bilememekle sınar!


Halt etmişsin!

Efendim edebiyat haberleri üçe ayrılır. 1- Yeni çıkan kitaplarla ilgili olanlar 2- Yazarların ve kitapların aldığı edebiyat ödülleriyle ilgili olanlar 3- Kahvaltı sırasında falan okununca masaya çay püskürtecek kadar türlü acaiplikte olanlar!

 


Usta beni öldürsene!

Geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşım sohbet sırasında Elif Şafak’ın son kitabı üzerine okuduğu bir eleştiriden söz etti bana. Açıp tekrar okuduk eleştiriyi. Yazı, Şafak’ın romanda yaptığı bir takım tarihi hatalara dairdi. Dostum, derin bir nefes alıp gözlerimin içine baka baka "İşte," dedi, "Edebiyat eleştirisi görevini yapmayınca, eleştiri mühendislere, mimarlara, tarihçilere falan kalıyor.


Atölyenin atölyesine bekleriz…

Sevgili okurlarım; son birkaç aydır, herkesten sır gibi saklayarak ve de hiçbir masraftan kaçmayarak, yazlığı kışlığı ayrı olmak üzere sizler için okur-yazarlık atölyelerini denetliyorum.


Çoğunluktan ibaret, ya da Can’ın kalbi…

Benim herkesten ne eksiğim var dedim. Kaç gündür kukumav kuşu gibi Can Yayınları’nın kapaklarını düşünüp duruyorum. Neydi neydi, şimdi ne oldu, nasıl oldu, güzel mi oldu yani, diye diye kendimi yedim bitirdim, ziyadesiyle sinirlendim! Yiyip bitirmekle de, sinirlenmekle de kalmadım, bu sorularımı ve öfkemi sosyal medya üzerinden yapılan çağrıyla sevgili Can Öz’e de yönelttim.


Yayın sektörü nasıl büyüyor? Bir muammanın çözülüşü…

"Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı ile Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü’nden edindiği bilgiye göre, 2013'te Türkiye’de 47 bin 352 kitap yayınlandı. Toplam 536 milyon 259 bin 40 adet kitap üretildi (Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara ücretsiz dağıttığı ders kitapları dahil). Bu kitaplar için 330 milyon 17 bin 405 adet bandrol satın alındı.


2013’e sorsam, devlet destek verir mi?

Tam Sabitfikir ekibinin hazırladığı yıl sonu edebiyat değerlendirmelerini didik didik edip yılın en önemli edebiyat olayı nedir diye düşünüp durmaktayken, birim başına düşen olay/felaket sayısını nefes kesici bir şekilde arttıran ülke gündemi imdadıma yetişti. Evet giderayak “edebiyat eserlerinin desteklenmesi hakkında” çıkan yönetmelikle sarsıldı bünyem ve de gündem.


Ayıkla ayıkla bitmedik

Dışarıdan bir müdahaleyle yürütülen, bir yanıyla zoraki bir toplumsal dönüşümün içinde bazen birer birer, bazen topluca ayıklanıp, kenara atılıyoruz ne zamandır. Öyle de çokmuşuz ki ayıkla ayıkla bitmiyormuşuz sanki. Ne ekonomik hesaplar, ne politik el değiştirmeler fikrimi değiştiremiyor artık.


Dön bebeğim!

Biliriz ki aslında insanın içinde yaşadığı tek bir dünya vardır; dil. Kendi yarattığı evrene, kendi koyduğu kurallarla hapsolmuş insanın dil dünyası… Bu dünyanın en bize ait olmayan yeri ise elbette yazı. Dilin kurallarının en teknik, bize en uzak alanı yazının içinde dolaşan yabancılarız hepimiz. İstemediğimiz bir kaderi oturup kendimiz yazarız!

Kulis

''Alimlerin Yaşadığı Evde Kedi de Alim Olur''

ŞahaneBirKitap

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Editörden

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.

Hatıraları bile yaşamıyor artık

Tarih kitaplarının resmettiklerinden

Ve kanımıza karışan

Kanımızdan taşan şarkılardan başka

Şarkılar

Zenci diline yabancı

Ve hüzünlü kelimelerle söylenmiş.

Çoktandır

Öylesine uzak ki bize

Afrika.