Kiran Desai'yi kimler, niye okuyacak ya da magazin edebiyatı öldürür mü?![]()
Şahane Bir Kitap Arşivi
//php print_r ($fields); ?>
28.06.10
Güzel ile ihtiyar, tüketim toplumu ve sonu iyi biten masal
Oylum Yılmaz
Joyce Carol Oates, çağdaş Amerikan edebiyatının en vahşi ve gotik yazarlarından biri. Üstü örtülü gerilimin, yüzü bugünün insanına, günümüz toplumuna; ruhu ise insanın en eski en arkaik güdülerine dönük ustası.
//php print_r ($fields); ?>
21.06.10
İnsanlar mı, yoksa vampirler mi daha çok kan emer?!
Oylum Yılmaz
Vurdalak, yani Rusçada vampir... Kahramanımız yüzbaşı Aleksey, bu sözcüğü her yanını korku sarmış tiksinti dolu bir şaşkınlıkla ilk fısıldadığında romanın ortalarına doğru bir yerlerde tuhaflıklarla dolu olsa da herhangi bir savaş romanı okuduğumuza neredeyse emin olmuş durumdayızdır.
//php print_r ($fields); ?>
14.06.10
Yeni başlayanlar ve hep merak edenler için, destanlar kitabı
Oylum Yılmaz
“Hiçbir gelgitin / Alıp götüremeyeceği, daha doğmamış insanların / Okyanuslar boyu okuyacağıdır o.” Destanlar, hiç şüphesiz en eski edebi fikirlerin en eski ifade biçimleri...
//php print_r ($fields); ?>
07.06.10
İnsanlığın yarattığı en toplumsal hayvanlar: Ejderhalar...
Oylum Yılmaz
“Delilik! Acı aptallıklar!(...) Sigefroi var oldu mu hiç? Ejderha var oldu mu? Siz hayatınızda hiç ejderha gördünüz mü aziz bayım? Zaten böyle bir şey mümkün mü? Bir hayvan, haydi ama ciddi olalım biraz, bir hayvan burnundan ve ağzından ateş püskürtebilir mi hiç? Ateş her şeyi dağıtır bayım, önce o talihsiz hayvanı kül eder.
//php print_r ($fields); ?>
31.05.10
Sanatın sonunun sonunda...
Oylum Yılmaz
Bilenler bilirler 1984 yılında bir sanat eleştirmeni ve felsefeci olan Arthur C.Danto, çıkmış altmışlı yıllarda sanatın bittiğini ilan etmişti.
//php print_r ($fields); ?>
24.05.10
Katilin görülecek daha neleri var...
Oylum Yılmaz
Edebiyat çevirilerinden tanıdığımız, 2006 yılında yayımlanan ilk romanı Katilin Şeyi ve hemen ardından gelen Ka
//php print_r ($fields); ?>
17.05.10
Sherlock Holmes vampirlere karşı!
Oylum Yılmaz
Sherlock Holmes, bir vampir davasıyla karşılaşırsa ne yapar? Elbette ona inanmaz ve sahte vampirin maskesini muhakkak düşürür. Malumunuz kendisi pozitif aklın mükemmel bir temsilcisidir, doğaüstü diye bir şeye katiyen inanmaz.
//php print_r ($fields); ?>
10.05.10
İçimizdeki hareket iblislerinin dikkatine!
Oylum Yılmaz
Tren ve demiryolu, sanayi devriminin hiç şüphesiz en başat simgelerinden... Makine daireleri, makinistler, pistonlar, her şeyi yutarak küle ve buhara dönüştüren alevler, kömürün o sanayi tip karası ve nihayetinde hareket... İnsan yaşamını sonsuza dek değiştiren hareket... Trenin icadıyla ruhumuza girip davranışlarımıza yön veren yeni bir tür iblis!
//php print_r ($fields); ?>
03.05.10
Korkunun tersinde, bütün anlatıların sonunda…
Oylum Yılmaz
“Rab dedi, renk olsun ve karanlığa yayılsın. Ve renk oldu. Rab dedi: Bu iyidir, bundan memnunum; başka renkler de olsun ve yeri göğü doldursun. Her şeyin üzerinde bir sır olsun ve ona renk ismini verin bundan böyle. Ona biat edin. O, karanlığın telkin ettiği korkularınızdan mahfuz eylesin sizi. Ve karanlık türlü çeşit renklerle doldu.
//php print_r ($fields); ?>
27.04.10
“Biz” tanrıdan “ben” şeytandan gelir...
Oylum Yılmaz
Uzak, çok uzak gelecekte Tekdevletin hükmüne, matematiksel yanılmazlıktaki zorunluluğa mahkum yepyeni bir uygarlık. Dünyayla, ilkel olarak adlandırdıkları yaşamla tüm ilişkilerini yeşil bir cam aracılığıyla kesmiş, insanlara vatandaş yerine “sayı” diyen, insan yaşamını matematiksel bir çizelgeyle düzenleyen, bütün bunların içine mahremi de, cinselliği de katan bir yeni dünya...














FriendFeed
Twitter