Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


Rıza Kıraç'la söyleşi: "Türkiye'ye dair paranoyak bir hikâye anlatmaktı amacım..."

RIZA KIRAÇ'LA SÖYLEŞİ: "Türkiye'ye dair paranoyak bir hikâye anlatmaktı amacım..."

 

AYCAN AŞKIM SAROĞLU

 



Pablo Neruda'yla söyleşi: Adımı değiştirmek yaptığım ilk direnişçi hareketti

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 


Meydan | la place üzerine...

Fransa'da Türk Edebiyatı

 


DİDEM ÇELİK

 


Murat Uyurkulak ile Edebiyatdışı: "Sansür, burjuva mülkünü ve erkek çükünü koruyor"

Murat Uyurkulak ile Edebiyatdışı: "Sansür, burjuva mülkünü ve erkek çükünü koruyor"

 

 

HASAN CÖMERT

 

 


Sanatın gelişiminde gizli örgütlerin rolü

Sanatın gelişiminde gizli örgütlerin rolü: Helmut Reinalter ile söyleşi

 

HALUK HEPKON

 


Elini taşın altına koyan kolektif: KU-KO

Elini taşın altına koyan kolektif: KU-KO

 

 

DİDEM ÇELİK

 

 


Müzikle başlayan bir yolculuk: 25. yılında Pan Yayınları

Kitap yayınlamak bir virüs gibi beynimize yerleşti!

 

 

 

DİDEM ÇELİK

 


George R.R. Martin: "Fantastik romanlardaki Orta Çağ Disneyland gibi!"

Buzların ve Ateşin Şarkısı ya da televizyon dizisi olduktan sonra anıldığı isimle Taht Oyunları serisinin yazarı George R.R. Martin'in, Genç Amerika'nın Sesi radyosunda John Hodgman'la yaptığı söyleşiden bir bölüm...

 

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.