Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

   

Şahane Bir Kitap


Şahane Bir Kitap

Çıkış yolu




Toplam oy: 869
Vandana Shiva
Sinek Sekiz Yayınevi
Tohumdan suya, sudan havaya, havadan bilime, ekonomiye ve toplumsal cinsiyetlere uzanıyor Shiva. Hayatta kalmanın yollarını sayıp döküyor. Giderek çoğalan umut verici deneyimleri, oluşumları paylaşıyor. Ve dişil ilkenin itibarını yavaş yavaş da olsa geri kazanıyor.

Bilmem ki siz de benim gibi, geçirdiğimiz dünün ardından dişil bir dünya bilgisinin eksikliğini iliklerinize kadar hissediyor musunuz? Çıkış yolunun siyasi- toplumsal erkle, güçle, kâr- zarar hesaplarıyla, kılıçla, asayla açılmayacağını bir kez bir kez daha hüzünle fark ediyor musunuz?

 

Fark etmek, yine de, her şeye rağmen umut etmeyi getiriyor yanında. Umut, tutunacak en azından birkaç dal uzatıyor. İşte onlardan biri, Vandana Shiva! Yani, yeni dünyayı düşünen, sezen, iliklerine kadar hisseden ve bütün bunları söylemekten çekinmeyen cesur bir aktivist- düşünür. Times’ın çevre kahramanı ilan ettiği, 2005 yılının Nobel Barış Ödülü sahibi bir kadın. Derin ve temiz bir nefes almak için çeviriyorum Vandana Shiva’nın İnadına Canlı'sının sayfalarını...

 

 

Vandana Shiva’nın en önemli özelliklerinden biri, dünyanın sorunlarını bir bir sayıp dökmekle kalmayıp her birine akılcı, uygulanabilir ve net çözümler üretmesi. Sıralayayım:

 

* Küreselleşme yerine yerelleşme ve bölgeselleşme
* Saldırgan tahakküm yerine şiddetsizlik
* Rekabet yerine eşitlik ve kardeşlik
* Doğanın ve barındırdığı türlerin bütünlüğüne saygı
* İnsanların doğanın efendileri olarak değil, onun parçası olarak kavranması
* Üretim ve tüketimde biyoçeşitliliğin korunması

 

Vandana Shiva, İnadına Canlı'da, her şeyi değiştirmeye, tohumdan başlamamız gerektiğini söylüyor. Ona göre gıdanın geleceğinin kurtarılması, tarımı keşfeden cins olan kadınların elinde. Kadınların bilgi ve üretkenliğini, bilim ve teknolojinin görünmez kıldığını Gıda ve Tarım Örgütü’nün çeşitli raporlarını arkasına alarak kanıtlıyor. Ancak Shiva’ya göre Hindistan ve büyük tarım ülkelerinde yavaş yavaş atılmaya başlanan yeni adımlar, bu durumu değiştirir nitelikte. Ve iyi haber: “Herkes için güvenli ve sağlıklı gıdayı teminat altına alan adil, sürdürülebilir ve sağlıklı gıda sistemleri yaratmak için kadınların gıda ve tarım mirasına dayanan yeni bir gıda devrimi yolda.”

 

Tohumdan suya, sudan havaya, havadan bilime, ekonomiye ve toplumsal cinsiyetlere uzanıyor Shiva. Hayatta kalmanın yollarını sayıp döküyor. Giderek çoğalan umut verici deneyimleri, oluşumları paylaşıyor. Ve dişil ilkenin itibarını yavaş yavaş da olsa geri kazanıyor. Sesi de sözü de topraktan gelir gibi derin, bereketli, meşakkatli olduğu kadar ödüllendirici, umut verici.

 

 

“Kadınların ekolojik mücadelelerinin düşüncede yarattığı iki temel dönüşüm, ekonomik ve entelektüel değere ilişkindir. Bu dönüşümlerden ilki, bilgiyi neyin oluşturduğuna ve bilenlerin, yani entelektüel değeri üretenlerin kim olduğuna ilişkin algımızla ilgilidir. İkinci dönüşüm ise, servet ve ekonomik değer kavramlarını içerir ve bunları üretenlerin kim olduğuna ilişkindir. Üretici faaliyetleriyle hayatın idamesini sağlayan kadınlar bize göstermektedir ki, ekonomik hayatın temeli ve matrisi, hayatı destekleme ve idame ettirme işleviyle doğadan başkası değildir. Üstelik, yoksullar ve marjinallerin hayatlarının idamesini ve zenginliğini sağlayan tam da, doğanın, hakim dünya görüşü tarafından 'atık' sayılan unsurlarıdır. Onlar modern Batının onları tanımlamakta kullandığı atık, çöp ve gözden çıkarılabilirlik kavramlarına meydan okumaktadır. Ekolojik hayatta kalıma yönelik entelektüel miras, hayatta kalma konusunda uzman olanların tasarrufundadır. Erkek merkezci batı zihniyetinin hepimizi içine soktuğu ekolojik çıkmazdan bizi kurtarabilecek bilgi ve deneyime sahip olanlar onlardır. ”

 

 


 

 

* Görseller: Sinek Sekiz Yayınevi

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Şahane Bir Kitap Yazıları

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Haruki Murakami’nin Türkçeye yeni çevrilen romanı Dans Dans Dans’ını Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları ve Yaban Koyununun İzinde romanlarıyla birlikte değerlendireceğim. Dans Dans Dans’la Yaban Koyununun İzinde’nin kahramanı aynı. İki roman boyunca onun başından geçmiş türlü olayları okumamıza rağmen, ismini halen bilmiyoruz.

Rumen düşünür E. M. Cioran, kendisiyle yapılan söyleşilerden mürekkep bir kitap olan Ezeli Mağlup’taki söyleşilerinden birinde, kendi yazma serüveni üzerine şunları söyler: “Eminim ki eğer kâğıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum.

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine dair ilgi, Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman gibi dizilerin de etkisiyle son günlerde iyice arttı.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.