Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Cilt cilt Shakespeare

Kitap ciltçiliğiyle profesyonel ya da amatör olarak ilgilenen tasarımcıların, öğrencilerin katılımına açık olan bir tasarım yarışması sonucu ortaya çıkan eserler, özellikle Shakespeare eserlerini yeni tasarımlarla yeniden yayımlamak isteyebilecek yayınevlerine fikir verebilir.


Kararsız Okur: Kimin aşkı kimlik aşkı?

Edebiyat eleştirisinin sınıfta kaldığı alandır LGBT edebiyatı. Shakespeare sonesi okuyacak edebiyat öğrencisinin içine, ya o mısralar bir erkek için yazıldıysa diye hınzırca kurt düşürür. Batı eğilimli burjuva erkeğe, kinaye ile “Bihruz Bey” damgası yapıştırır. Yazarları yürüyüşleriyle, reçel yapma ve örgü örme yetenekleriyle değerlendirir.


“Bizim zamanımızda Beyoğlu’na…”

“Şehrin neresinde olursak olalım, ister evden işe koşturalım, ister dost akraba ziyaretine gidelim, okuldan dönüyor olalım ya da bir cenazede sessizce düşünüyor olalım, bu merkezin hayali, kafamızın içinde hayatımıza bir çeşit, bir istek ve anlam vererek ışıldar durur. Orada, hayal ettiğimiz o yerde asıl hayat vardır. Oraya doğru gidilmelidir.


Siz aşk'tan n'anlarsınız bayım?

En son 2010 yılında İstanbul şiir festivalinin kitapçığı için gönderdiği özgeçmişinin sonunda “şu sıralar cadılık, büyü çeşitleri gibi konularla ilgileniyor ve bir “efsun kitabı” düşlüyor.” diye yazmıştı da gayri ciddi bulunup, festivalin ağırlığına halel getireceği düşünülmüş ve özgeçmişi sansüre uğramıştı.


Hem yazdılar, hem bastılar

Kişisel yayıncılığın pek iyi bir ünü yoktu, en azından internetin olmadığı dönemlerde. "Eski zamanlar"da kişisel yayıncılık denince insanların gözünde şöyle bir senaryo canlanıyordu: Yaşlı ancak zengin bir kadın, bir bavul dolusu elyazmasını götürerek binlerce dolar öder ve hemen hemen kimsenin okumayacağı kitabını bastırır. 

 


Dante gibi merkezindeyiz anlatının

Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi romanının en dikkat çekici etkilerinden biri de, özel Paris turlarına ilham kaynağı olmasıydı. Çeşitli şirketlerin organize ettiği bu özel turlarda güzergahlar romandaki anlatıma göre çiziliyor, gezilip görülecek tarihi mekanlar hikayeye göre belirleniyordu.


Portresiz: Leyla Erbil

Zenime ne demekti ki diye oturdum düşündüm dün bütün gece, gece Leyla’ya aitti, bir yazar arkadaşıma göre kuşlar sessizdi, boynuma asılı bir baykuş vardı, bakanlar belki kolye derdi, Leyla görse halimi, gülerdi. Işığın en karanlık yerini bir o bilirdi, yırtarcasına geceyi, gecenin kalbine inerdi. Gece’nin kalbine mi çöktün sen şimdi iyiden iyiye Zenime dedim? Gelen seslere kulak verdim.


"Okuduktan sonra" gidilecek yerler

Kısıtlı tatil günlerinde ziyaret edilecek yerlerin rotası birçok farklı kritere göre çizilebilir; yol şartları, coğrafi özellikler, ekonomik uygunluk... Aşağıdaki liste ise, yolu bir şekilde yurt dışına düşecek ve tatil rotası çiziminde kitaplara düşkünlüğü, edebiyata olan ilgiyi de göz önünde bulunduracaklara hitap ediyor daha çok.


Karne: Sürdürülebilir Yaşam Rehberi, Darwin ve Sonrası, Göğe Yakın Topraklar

GÖĞE YAKIN TOPRAKLAR

Bora Ercan

Paloma Yayınevi (25 cm X 20 cm)

 

 

BASKI // 1,5 yıldız


Kararsız Okur: Eski şehrin yeni matematiği: Sözcükler

Bir ait olma-sahip olma hesabı yapılıyorşehirde. Paylaşma kavramı matematiksel bölme marifetiyle açıklanıyor. Ağacın adı yok, sayısı var. Sokakta kaç kişi var? Evde kaç kişi var? Sizde kaç çocuk var? Azınlıklar, çoğunluklar, bölücüler, ayrımcılar var. Bir elin nesi, iki elin sesi var. Atılmış milyonlarca tweet var. Sayısal devrim var. Bindokuzyüzler geçmiş demek, ikibinyirmiüçler gelecek.

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.