Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Büyülü Gerçekçilik’in bize yutturdukları

İçinde yaşadığımız koşullar çoğu zaman bizi çıkmazlara sürükleyebiliyor. Dünyanın her köşesinde çalkantılar, siyasi mücadeleler, ekonomik krizler, paylaşım savaşları, doğal felaketler, hastalıklar yaşanıyor. Tüm bunlara rağmen kurabildiğimiz ölçüde kendi yaşantımızı kurmaya gayret ediyoruz, orta halli bir yaşantı için ısrar ediyoruz, en azından imkân bulabilen bir çoğunluk olarak.


Hişt! Hişt! Yaz kızım!

 


Hiçoğlu hiç: NEYZEN TEVFİK

Hiç’in peşinde alemleri gezen çok adam. Marmara Denizi kadar rakı içtiği rivayet edilen efsane adam. Kültür Bakanlığı’na göre ‘Türk, şair, neyzen, kendine özgü yergileri ve yaşam biçimiyle adını duyurmuş’ meşhur adam. İki şiir kitabına elbette sığmasa da ‘hiç’in azab-ı mukaddesi’ sayılan yok adam.


"Metin yarım kalmıştır"

Kitabın “İçindekiler” kısmına göz attıktan sonra, “Film Türlerine Göre Film Müziği” başlıklı bölümün olduğu sayfaları açıyorum öncelikle. Şu cümlelerle başlamış yazar: “Tür filmleri incelenirken genelde müzik unsuru en arka plana atılır. Oysa film müziği tam tersine, türün tür olmasında ‘olmazsa olmaz’ diyebileceğimiz bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.


Ahlaki ve dini inançlara karşı bir tehlike olarak Ulysses

Yedi yılda tek bir günü, 16 Haziran 1904’ü yazdı. Bir gün içinde gerçekleşen ve yüzlerce sayfadan oluşan bu epik yolculuk dünya edebiyatının tarihine anlaşılması en zor eseri olarak geçti. Evet, o gerçek bir eserdi, başyapıttı. Üstüne makaleler, tezler, kitaplar yazıldı. Anlayanlar, anlamayanlar oldu. Kimi eline aldığı bu başyapıtı son sayfasına dek sindirerek okudu, kimi yarıda bıraktı.


Kitap fuarları: Hem ziyaret hem ticaret

Klişe bir giriş cümlesi ile başlayalım: Kitap fuarlarının tarihi neredeyse basılı kitapların tarihi kadar eski; kitaplar matbaadan çıkar çıkmaz fuar alanına taşınmış. Gutenberg’in matbaayı keşfettiği Mainz şehrinin yanı başındaki Frankfurt’ta, henüz internet yokken de bilginin paylaşılmaya meyilli olmasından olsa gerek, 15.


Sinema tarihinin en iyi 50 edebiyat uyarlaması

Total Film edebiyattan beyazperdeye uyarlanan en iyi 50 filmi seçti. İşte o 50 film: 

 

 

 

 

1. The Silence Of The Lambs (1991)

 

 

 

 



Karne: Kötü Roman, Cumhuriyetin Kuruluşunda İktidar Kavgası, Kötülük Üzerine Bir Deneme

Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 

 

 


Filmekimi'nden edebiyat uyarlamaları

İtiraf edelim ya da etmeyelim mevsimlerle ilgili bazı beklentilerimiz olduğu bir gerçek. Mutlu olmak için ilkbaharı, tatil yapmak için yazı bekliyor çoğumuz. Her şeyden şikayet etmek için kışı, battaniyenin altına girip film izlemek içinse sonbaharı bekliyor aynı çoğunluk. Kimsenin de bu kabullere bir itirazı yok. Yağmur yağınca hüzünlenmek, güneş açınca sokaklara fırlamak herkesin ezberinde.


Birkaç Britanyalı: Mânevi arayışlar, Uzakdoğu ve Murakami

Eylül ayında Türkiye’de Alain De Botton’un yeni kitabı, henüz dünyada yayımlanmamışken, kitabevlerine dağıtıldı: Ateistler İçin Din.

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta