Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

En çok okunanlar  


Boşuna mı okuduk?!

Artık hepimiz pekala biliyoruz, işsizlik Türkiye’de ve dünyada sadece iktisadi olmayan derin bir kriz kaynağı... Sadece iktisadi değil, çünkü ‘anlam'ın işe göre, iş durumuna göre belirlendiği bir toplumsal sistemde yaşıyoruz.


Sınırda hayaletler

Sınırı geçenlerin sayısı bugün itibariyle beş bini bulmuş, geçmeye niyetlenenler ise on binlerle ifade ediliyor. Herkes onlara mülteci diyor, mülteci kelimesi içinde tekinsizi, tedirgin ediciyi, tehlikeyi de barındırıyor elbette. Siz onlara istenmeyenler de diyebilirsiniz tabii.


Erkek yazar, kadın okur: Bir endişenin tezahürü

Bir tartışmadır almış yürümüş ecnebi okur-yazar çevrelerinde. Romantik aşk kitapları kadınlara zarar mı veriyor (Sabitfikir 03.06.11 tarihli haber) diye, ilk bakışta sade suya tirit gibi görünen bir soru-iddia ortaya atılmış.


Ben buradaydım...

600 sayfayı aşan bir çalışmadır “Ben Buradayım”. Yıldız Ecevit yaşamı ve yapıtlarıyla anlatır Oğuz Atay’ı uzun uzun, ince ince… Hem eserlerini eleştirir hem yazarın esinlerini, yapıtlarıyla yaşamının örtüştüğü o ilgi çekici noktaları işaret eder. Çalışmada tekrar tekrar dönüp okuduğum iki bölüm vardır.


Bahçenin “içinde” olmak

Mevsimleri döndüklerinde hatırlıyoruz daha çok, içlerinde yaşamak kolay ama, kış bahara, bahar yaza dönerken ve bilmeden biz de dönüşmeye çalışırken, her dönüşüm vaktinde dilimizde bahar, dilimizde yaz. Bir de hep şüphe, hep bir tedirginlik her seferinde; bahar mı kaçtı, yoksa yaz hiç mi gelmeyecek, gibi...


Biri bizi Batı'ya anlatıyor

Orhan Pamuk, PBS’de konuşmuş (bakınız: “Bu ülkeyi seviyorum' diyen Pamuk gündeme dair konuştu” başlıklı haber), batılılara, ülkemizde her şey yolunda demiş, kısaca… Ergenekon davası, darbe tehlikesi altında olduğumuz konusunda ikna olduğunu,  ülkenin o kadar da dindar olmadığını, söylemiş.


Düşünüyorum öyleyse varım: Büyük olasılıkla felsefi bir yanlış!

Geçen haftanın yoğun ve ne yazık ki Boğaziçi Köprüsü gibi pek de akıcı olmayan edebiyat gündeminden bunalıp kendimi felsefenin derin sularına atmaya karar verdim bugünlerde, ancak endişelenecek bir şey yok, harcım olmayan mevzulara dalıp da ömür boyu çıkamayacak değilim. Sade şu birkaç günlüğüne… Bu arayış içerisinde elime Saffet Murat Tura’nın yeni çalışması “Madde ve Mana” geldi.


Haftalık sansür bülteni

Sürekli okurlarım Sabitfikir’in haber bölümünün tutkunu olduğumu, bu bölümü didik didik etmeden haftaya başlayamadığımı bilirler. “Pazartesi oldu mu, derginin başına kurulup önce keyifli bir edebiyat turu atarım”, demeyi çok isterdim tabi ama ortalıkta kol gezen genellikle, dünya edebiyat gündemi bir yana, can sıkıcı, isyan duygularını kabartıcı haberler.


İçimizdeki Beatnikleri ayıklama servisi…

Ey okurlar ve cümle bilinçsiz yazarlar, “ tarihi mitolojik unsurların yaşam tarzlarından örnekler vererek kişisel ve objektif olmayan gerçek dışı yorumlarda bulunma”nın suç olduğunu biliyor musunuz? Biliyor olamazsınız zira siz genel olarak buna edebiyat diyorsunuz, hatta bu bakış açısıyla edebiyatı türlere bile ayırıyorsunuz.


Kozmik okyanus çorbasında bir dalgın damla

Hep derim, çoksatan kitaplarla aramda bir aşk-nefret ilişkisi vardır, elim onlara gider gider de gelir, sonrasında çoğu zaman bile bile lades olmanın getirdiği hayal kırıklığı, az zaman ise hayret verici bir sevinç kaplar içimi...

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.