Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Arşivi

En çok okunanlar  


20. yüzyıl felsefe tarihi dersleri 2 - Aklın sorgulanmasına bağlanan insan hayatı...

Geçtiğimiz hafta, Christian Delacampagne’nin “20. Yüzyıl Felsefe Tarihi” adlı çalışması ekseninde felsefe tarihini İkinci Dünya Savaşı’na kadar getirmiştik. Bu hafta ise felsefe derslerimizi Auschwitz ve Soğuk Savaş etkisinde, sorgulanan aklın ışığında işlemeye devam ediyoruz. 


20. yüzyıl felsefe tarihi dersleri 1 – Bilimin emin yolunda, insanlığın sonuna dair...

Tarih de, felsefe sözü de sizi yıldırıp gözünüzü korkutmasın, içinde bulunduğumuz zamanı bir nebze de olsa anlamlandırabilme yolunda önümüzde açılan aydınlık kapılardan birine adım atmışçasına okuyorum “20.Yüzyıl Felsefe Tarihi”ni.


Sultanın mutfağında tarihi roman çıkmazı

Çoğu okurun çok sevdiği tarihi romanlar korkutur hep beni. Tarihi roman denince, bir adım geri çekilir, hayal kırıklığına uğramaktan çekinirim. Ne de olsa, romanı bırakıp hikayenin geçtiği tarihi birebir yazmaya koyulan, tarihi sadece bir dekor olarak kullanan ya da en fenası hepsini birbirine karıştırıp işin içinden çıkamayan “tarihi roman”larla dolu etrafımız.


“Temiz” teknoloji, evrimleşen insan ruhu ve e-kitap kehanetleri...

Hiç denemedik ki, aklımız ve binlerce yıl emek emek işlediğimiz kültürümüzle birleştirerek yarattığımız o teknoloji denen şeyi, gerçek anlamda gelişmeye, dünyanın ve insanlığın iyiliğine, bekasına dair kullanmayı...


Sürdürülebilir bir yaşam, ne zaman?

Mahatma Gandhi’ye Batı medeniyeti hakkında ne düşündüğünü sormuşlar, “İyi bir fikir olurdu”, demiş!


Tekinsiz eleştiride edebiyat ve endişe...

Yeni bütünlükler yaratma, rastgele beğeniler geliştirme, ileriye doğru hareketi tümden yadsıma ihtiyacı duyan, metne karanlığın yüreğine doğru koşulsuz bir yolculuk vesilesi gözüyle bakan modern yazar ve onun, Edward Said’in deyişiyle, tarihsel ya da filolojik araştırmacılığın geleneklerine, sağduyuya dayalı uzlaşımlarına dayalı olmayan eleştirisi.


Gün be gün unuttuğumuz dualar!

Dilin insanı kendine büyü gibi çeken o sınırlı, hapishanemsi evreninde kendini gerçekleştirmeyi başarmış, dil içinden kendi diliyle çıkabilmiş bir yazar ister istemez zamanı içinde öncüdür de biraz.


Yeni medya alanları, sarsılan iktidarlar ve edebi ahlaka dair...

Henüz on beş yaşında bir genç kızmış ve doğunun en uzağında ta Japonya’da yaşıyormuş. Onunla ilgilenmemize yol açacak hikayesi ise bir gün internette cep telefonu ile ücretsiz mesajlar gönderilerek hikayeler, hatta romanlar yazılmasına olanak tanıyan bir site keşfetmesiyle başlamış.


“Kendi için bir varlık” olarak Leyla Erbil’e vurulmak!

Bir okur, Leyla Erbil’e ancak vurgun olur, başka yolu yoktur...

 


Çocuk yalnızlığında toplum, iç savaş tutsağı birey

İşçiler ayakta, küçük esnaf geleceğini yitirdi yitirecek, emekli dullar televizyonlarda başka emekli dulları aramakta, gençler tuhaf yetenekleriyle kısa yoldan para kazanma yolunu seçmişken; televizyon yıldızları mafyayla tuhaf bir iktidar birlikteliği içinde, bürokratlarımız mahalle kavgası tarzında üstümüzde yavaş yavaş tepinmekte ve çocuklar şarkı yarışmalarında gün be gün hayattan ve gelece

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Nobel en prestijli ödüllerden biri olarak biliniyor. Özellikle “Edebiyat” ödülleri her zaman yeni tartışmalara gebe. Nobel’i alan yazarlar kadar, aday gösterilip alamayan yazarlar da bu tartışmanın konusu. Hakkında bir borsa bile var biliyorsunuz.