Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Şahane Bir Kitap Arşivi

En çok okunanlar  

Şahane Bir Kitap


Mişima’nın kılıcı mı, yoksa dünya mı daha kanlıydı?

Yukio Mişima, çağdaş Japon ve dünya edebiyatının kült ismi. Modern romanın dikkat çeken isimlerinden biri olması dolayısıyla,  modernizmle biçimde başıhoş, içerikle ise kavgalı yazarı...


Komutan’ın kılıcı, Reverte’nin tarihten bugüne uzanan eleştiri okları!

“Dünyanın en dürüst ya da en dindar adamı değildi, ama cesur bir adamdı. Adı Diego Alatriste y Tenorio idi, Flandr Savaşları’nda eski piyade alaylarında er olarak savaşmıştı. Onu tanıdığımda üç beş kuruşa, daha çok kendi meselelerini halledecek kadar yürekli ya da maharetli olmayanların eften püften kabadayılık işlerine baktığı Madrid’de sürünüyordu.


Şark cephesinde 3 bin 500 yıldır yeni bir şey yok!

Günümüzden 3 bin 500 yıl öncesi... Anadolu’nun içinde, tam kalbinde Mısır, Babil ve Sümer İmparatorluklarına karşı hem güçte hem kültürde denk yeni bir imparatorluk kurulmakta... Değeri çok sonradan anlaşılacak olsa da, etkileri günümüze dek uzanan Hitit İmparatorluğu ve onu en güçlü, en mamur hale getiren “Bin tanrılı kralı” Şuppiluliuma...


Fuentes’in aynasında Batı kültürüyle yüzleşmek...

Terra Nostra - Bizim Toprak, Latin Amerika edebiyatının önde gelen yazarlarından Carlos Fuentes’in adının hemen ardından gelir.


Ne dediysem, ne söylediysem kendime dedim ben!

Üzerine bunca çok söz söylenen, bunca çok araştırılıp anlatılan Mevlana Celaleddin Rumi, üzerine yazılmış bir kitaba daha neden ihtiyacımız var?


Masal olsun, diyordum...

“‘Masal olsun istiyorum,’ diyordum. Yani böyle çok sertleşmesin. Bir kere mucizelerde bir müzik giriyor. Hani bir hatırlatma olarak. Müzik başka bir alemi işaret ediyor. Onları gerçeklikten çıkarıyor, masal gibi yapıyor. Sanki ‘Bir varmış, bir yokmuş, bir adam varmış, bir köye gelmiş...’ gibi. Filmin ‘ciddiyetini’ de azaltsın istiyordum. Kendini çok ciddiye alan filmleri sevmiyorum.


Melville’in kişisel direnişinin öyküsü

Kinik... İki tür oluşu içerirmiş bünyesinde bu kelime: Utanmaz, arsız, hayasızken aynı anda sinmiş, pusmuş, yılmış bir kişiyi ya da bir oluşu işaret edermiş. Bir şey ya da bir kişi aynı anda hem utanmaz hem de nasıl sinmiş, yılmış olabilir ki? Şöyle, uzun uzadıya bir düşününce öyle çok kinik unsur bulunduğunu görürsünüz ki hayatlarımızda, şaşar kalırsınız.


Türklerin eski dininden bugüne kalanlar

Bu haftanın şahane bir kitabı, tarihle ilgilenen okurları mutlu edecek nitelikte. Tanınmış bir tarihçinin gözden kaçmış bir çalışması: Jean Paul Roux’nun “Türklerin ve Moğolların Eski Dini”.


Yeni başlayanlar için “Semboller ve İşaretler”

“İnsanlığın bilinci, uygarlık düzeyine ulaşıncaya kadar sayısız çağları gerektiren bir sürecin sonunda yavaş yavaş, güçlükle gelişebilmiştir; dahası bu gelişim tamamlanmış olmaktan henüz çok uzaktır. İnsan ruhunun büyük bir bölümü hala karanlıklarla kaplıdır; çünkü ‘psike’ dediğimiz, bilincimiz ve onun içeriği ile hiç de eş anlamlı değildir.


Yepyeni bir araştırma alanı: Nostalji ve “olmayan” geçmişimizdeki geleceği!

Gün gelir bir de bakmışsınız “nostalji hastalığına tutulmuşsunuz!

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.