Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Kararsız Okur: İleriden sola dönünce, hemen köşede...




Toplam oy: 625

Edebiyat­-mekan ilişkisi tartışıladursun, bizler bugün kelimenin en basit anlamıyla şehirlerimizde, sokaklarımızda, kahvelerimizde, meydanlarımızda, meyhanelerimizde edebiyatın izini arıyoruz. Türk edebiyatına hem eserleri hem de yaşamlarıyla damgalarını vuran büyük edebiyatçılarımızın yaşadıkları, yürüdükleri, yiyip içtikleri, hayal kurdukları belki de edebiyatlarının temellerini attıkları yerleri arıyoruz. Çünkü hatırlamak değil gün geçtikçe yaşananları her yönüyle silmek üzerine işleyen bir çarka karşı çalışıyor gönlümüz. Çünkü hatırlamak istiyoruz, unutmaya direniyoruz.

 

Kararsız Okur’un labirentlerinde bu ay toplasan yirmiyi geçmeyecek sayıda yazarın müzelerine gitmeden okunması gerekenler var; bir de ah müzesi, sokağı, bir yerlerde adı olsa diyeceğimiz, yaşadıkları mekanlarla özdeşleşmiş yazarlarımız ve kitapları. Belki bu yollar siz geçtikçe, okudukça, ısrar ettikçe açılır!

 

 

(İmajı üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

-Kimsin?

-Anneannemin torunuyum.

 

Divan Edebiyatı, sahibi meçhul bir kavram. Her halükârda 20. yüzyılın başında ortaya çıktığı konusunda bir tartışma yok. İskoçyalı oryantalist Elias John Wilkinson Gibb’in 1900 yılında yayınlanan Osmanlı Şiiri Tarihi kitabında bu kavrama hiç yer verilmez. Hepsi batılılaşma döneminde düşünülen isim alternatiflerinden biridir “Divan Edebiyatı”.

Arap coğrafyasında üretilen roman, öykü ve şiirler son yıllarda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Avrupa başta olmak üzere Batı’da düzenlenen büyük ve uluslararası kitap fuarlarındaki temsiliyetin güçlenmesi, en yeni eserlerin prestijli birçok ödüle değer görülmesinin bu ilgideki payı büyük elbette. Batı’nın doğuyu gördüğü “egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir yükseliş bu.

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Günümüz Türk şiirinin derviş kalem şairlerinden Said Yavuz’un üçüncü kitabı Üşüyen Eller Divanı Muhit Kitap’ın şiir kitaplığından okura sunuldu. Kitapta 24 şiir bulunuyor, buna dervişin bir günü diyebiliriz. Sıkıntısı olan birinin, isyan etmeden, kırmadan ve kızmadan; insan olma vasfını koruyarak ruhundaki yarayı paylaşmasına şahitlik ediyoruz.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.