Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Eleştiri

Eleştiri

Kurtar bizi Buffy!



Toplam oy: 20
Joss Whedon
NTV Yayınları

Vampirlere karşı birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu önemli günlerde Vampir Avcısı Buffy’den daha güzel bir şey olabilir mi? Buffy Summers artık 128 kuşe sayfada çizgi roman olarak arzı endam ediyor.

Yedinci sezonun bitmesiyle büyük finalini yapan Buffy Vampir Avcısı, yedi yıl sonra kaldığı yerden devam ediyor. Peki, Buffy bizim hatırladığımız Buffy mi? Dizi çizgi romana olağanüstü bir şekilde adapte edilmiş. Çizimlerin kalitesi, renkler, diyaloglar hepsi mükemmel. Ancak karakterler, hikâye, atmosfer maalesef umduğumuz kadar güzel değil.

Öncelikle Buffy’nin başarılı bir dizi olmasının en büyük sebebi, fantastik bir dizi, vampirlerle ilgili bir dizi veya güzel kadınların oynadığı bir dizi olması değildi. Her ne kadar bu faktörlerin diziye çok faydası olmuş olsa da dizinin başarısı karakterlerinin ilişkilerinde yatmaktaydı. Kahramanların kendi aralarındaki ilişkiler, kötülerle/vampirlerle olan ilişkileri ve belki de en önemlisi süper kahraman olmadıkları normal dünyada yaşayan insanlarla olan ilişkileri. Bence dizinin bu kadar başarılı olmasının en büyük sebebi bu dinamikler ve bu ilişkilerin inanılır ve ilginç olmalarıydı. Yoksa ne kadar güzel olursa olsun kimse hiçbir kadını 145 saat boyunca elinde kılıç, canavar kovalarken izlemez.

Bu kadar güzel olan bir dizinin çizgi roman devamı (yepyeni maceralar) ilk sayısında maalesef birkaç soru işareti yaratıyor. Kötü adamlar biraz yetersiz kaçmış. Amy ve Warren’dan mı korkmamız gerekiyor? Buffy’nin düşmanlarıyla olan ilişkisi de daha güçlü anlatılmalıydı. Alacakaranlık teşkilatı okuyucuda merak uyandırıyor ve serinin devamına ilişkin beklentilerimizi yükseltiyor. Her bölümünden doyumsuz tatlar alamayacak olsanız da Buffy’nin sekizinci sezonu izlenmeyi (pardon, okunmayı) kesinlikle hak ediyor.

İçinde twitterlık aforizmalar barındırmasa da veya hayatın anlamını avucumuzun içine bırakmasa da Vampir Avcısı Buffy’nin çizgi roman maceraları okunmaya değer.

Keşke Joss Whedon Buffy’i kısa bir süreliğine Forks, Washington civarlarına da gönderse. Biraz eğlenirdik.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Meksikalı Juan Rulfo, yaşadığı kadar yazan biri değil ne yazık ki. Fakat onun, kaleme aldığı az sayıdaki yapıtıyla pek çok ismi etkilediğini söylemek lazım. Ülkesi Meksika ve Latin Amerika edebiyatının önemli isimlerinden olan Rulfo'nun tek romanı Pedro Paramo.

 

Heinrich Böll’ün Can Yayınları’ndan çıkan öykü kitabı, duyguları alt üst eden, insan elinden çıkma vahşetin sahici korkunçluğuyla bir kere daha yüzleştiren, can yakan bir kefaret öyküleri seçkisi.

 "Biz kendimizi, kendi köyümüz dışındaki her yerde rahat sayan huzursuz insanlarız.” Cesare Pavese.

   

Ben hizmetçilerle büyümedim ama hizmetçilerle büyüyen akrabalarla büyüdüm. Sıklıkla gittiğim bir evin sahiplerinin iki şoförü, bir aşçısı, üç temizlikçisi vardı; daha büyük evler, daha zengin ev sahipleri, daha geniş hizmetçi kadroları gördüm.

Ankara’da Öykü Günleri’nin ilki yapılıyordu. Özcan Karabulut’un öncülüğünde düzenlenen Öykü Günleri, o günlerde önce öykü ve öykücüler, sonra tüm edebiyat dünyamız için bulunmaz nimet olmuştu. Ki, o güne dek edebiyat dergilerinde bile tek tük yayınlanırdı öykü; yazılmadığından, okunmadığından mı? Sanmıyorum. Öykü Günleri, öykücülüğümüze büyük hareket getirmişti.

Auster, tam da böyle yapıyor işte. Demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan, totaliter rejimlerin varlığıyla beslenen ülkesinden bizlere sesleniyor.

Daha geçen cumartesi Zizek İstanbul’dayken söylemişti, kapitalizmin demokrasiyle bağı kalmadı diye. Kapitalizmin burjuva demokrasisi getirdiği fikrinin/hayalinin artık gözle görülür bir şekilde çöktüğünü, kapitalizmin totaliter rejimlerden beslendiğinin altını çizmişti.

Söyleşi

30 Eylül 1969'da Şili Komünist Parti'den başkan adayı olan Pablo Neruda,  o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti.

 

 

ŞahaneBirKitap

Latife Tekin bir gün bir sohbetimiz sırasında her kitabın yazarından bağımsız bir kaderi olduğunu söylemişti bana; her kitabın kendi kaderi vardır, demişti… Tayep Salih’in “Kuzeye Göç Mevsimi”ni okurken ister istemez bu sözler geldi aklıma.  1966 yılında yazmıştı Sudanlı Taye

Anket

Paulo Coelho'nun internet üzerinden yayılan korsan yayınları desteklediğini söylemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok yerinde bir açıklama. Dünyanın nereye gittiğini herkesin görmesi lazım!
52% (15 oy)
Bence çok yanlış. Usulsüzlüğü, yasadışılığı övmesi savunulamaz!
28% (8 oy)
Beni ilgilendirmiyor. Bir edebi yapıtın bana ulaşma yoluyla ilgilenmem, ben okuduğuma bakarım.
21% (6 oy)
Oy veren sayısı: 29

Eski anketler



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun