Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Dokunmayın Çalıkuşu’ma!

Çalıkuşu’yla rabıtam eski. İlk okuduğumda 10’lu yaşlara geçiş yapmamış kadar küçüktüm, Feride’nin “uzun bir susuzluktan sonra nihayet huzura kavuşmasını” anlamamış, bunu nihai bir son sanıp uzun uzun ağlamıştım. Neyse ki Feride ölmemiş; anladığımda yaşadığım mutluluğa paha biçilemez.

 



Serbest Kürsü: Kitap alırken kararınızı neler etkiler?

Okurlarımıza sorduk: Kitap seçiminizi hangi etmenler belirler? Bir kitabı almaya sizi ne yönlendirir? Kararınızı kimler ve neler etkiler? Okurlarımız aşağıdaki cevapları bize gönderdiler.

 



Shakespeare & Co ve dünyanın en güzel tarihi kitabevleri

Geçtiğimiz eylül, dünyanın belki de en ünlü yazarlarına ve şairlerine okul olmuş olan Shakespeare & Co’nun merakla beklenen biyografisi raflardaki yerini aldı. Shakespeare & Company, Paris: A History of the Rag and Bone Shop of the Heart, okurları, kapılarını 1919’da açan bu sıra dışı kitabevinin büyülü dünyasıyla tanıştırıyor.



Mona Rosa'nın gerçek hikayesi

Henüz 17 yaşındaydım elime geçtiğinde. Üniversitenin ilk senesiydi. Milyonuncu fotokopisi çekilmiş sayfaları bir sırrı paylaşır gibi vermişti arkadaşım. Yazarının yayımlanmasını istemediğini söylemişti. Yasaklanmış bir siyasi bildiri gibiydi. Ama biliyordum ki siyasi bildirileri iktidarlar yasaklar. Bir şiiri yasaklayacak muktedir gelmemiştir henüz dünyaya...



Kısa ama etkili: Twitter'da edebiyat mümkün mü?

"What is happening" (Ne/Neler oluyor) sorusuna cevap vermek için tasarlanan Twitter’da neden 100, 150, 200 değil de en fazla 140 karakter yazılabiliyor? Bilen biliyordur ve çok da anlam yüklemeye gerek yok aslında.

 



Daha az internet, daha çok kitap

İnternet bağlantısı hemen hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası artık. Bir yandan sosyal medya kanalları gündelik iletişimimizin ayrılmaz bir parçası haline gelirken internete girme yaşı da gitgide düşüyor. Eskiden tuvalete girerken yanımıza alınan kitapların yerini bile hızla akıllı telefonlar alıyor! İnternette geçirdiğimiz zaman uzadıkça okumaya ayırdığımız zaman da kısalıyor.



Özdemir Asaf'ın kızından: "Ölümün ön anlatısı yoktur"

 

Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun, bugün yayımlanan Cumhuriyet Gazetesi'nde, ölümünün 30. yılında babasını anlattığı bir yazı ve şiir kaleme aldı.

 

"Ölümün ön anlatısı yoktur" başlıklı yazı şöyle:

 



Özyaşamöyküsünün özünde bin hüzünlü kurgu: Türk kadınının moderniteyle imtihanı

Türkçesi özyaşamöyküsü ancak yabancı kökenlisini kullanmak genel tercihimiz: Otobiyografi... İnsanlığın bireyleşme sürecinin önemli bir parçası otobiyografiler. Benlik bilincimiz geliştikçe otobiyografiler kaleme almaya başlamışız, yaşamöykülerimizi yazdıkça bireyselleşme sürecini tamamlamışız. 19.yüzyıldan itibaren romanla atbaşı gitmiş kişisel yaşamöyküleri.



Sinemada "başka" aşklar

Gezi Direnişi sağ olsun, gökkuşağı bayrağı ilk kez bu kadar özgür bir biçimde dalgalandı ülkenin semalarında. Direniş günlerinde ve sonrasında kimliklerin daha rahat ifade edildiği, meydanlarda ve parklarda herkesin birbirini dinleyebildiği bir ortama adım atmamız da azımsanacak gibi değildi. Bu gerçeküstü atmosfer bünyede bir sinema filmindeymişiz hissi yaratmadı değil yer yer.



Edebiyat pudrası: Lana Del Rey

Video Games şarkısının youtube’da keşfedilmesi üzerine yürü ya kulum popun yeni starı konumuna roket hızıyla ulaşan Lana Del Rey, şarkıcı olmasaydım, şair olurdum, diyor. Oh, diye iç çekiyorum ben de, iyi ki şair olmamışsın.

Söyleşi

Melike Yıldırım: Bazı kitaplar isimleriyle öylesine bütünleşirler ki sanki o kitabı başka hiçbir isim öylesine doğru bir şekilde anlatamaz gibi gelir.

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Her ne kadar kitabın 5000 yıllık serüveni desek de, birçok iyi okur için kitabın tarihi, kendi serüveniyle birlikte ilerlemiştir aslında. Bizi kitaplara çeken şey, biraz da kendimizden dışarı çıkmak isteğidir. Okuduğumuz her macera, her tez ya da antitez, kitapla bizim aramızdaki gizemli bir sözleşme gibidir. Bu anlamda okumak soylu bir eylemdir de.