Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


KENDİ İÇİNE PENCEREDEN DÜŞENLER

 

 


FAHRELNİSSA ZEİD: İÇ DÜNYALARIN RESSAMI

 

 

2018 yılı, büyük Türk yazarı Tarık Buğra’nın 100. doğum yıldönümü. Bu tarz tarihlerin sanatçıların, yazarların eserlerine ve hayatlarına tekrar bakmak için birer vesile olmasından dolayı özellikle gündemime almaya çaba gösteriyorum. Keşke kültür kurumlarımız da aynı hassasiyeti gösterip bu büyük yazarı layıkıyla anmak için etkinlikler düzenleseler.

 


ANTİKA TİTANİK YA DA DÖRT KERE AYNI KADER

Bol aforizma, bol atasözü ve deyim görünümlü yargı cümleleri, tumturaklı teşbihler, alıntı üzerine alıntılar, gereksiz ama ilginç bilgiler, yan yana durmaktan bir türlü kendini alamayan uyaklı kelimeler…

 


TEK SERVETİM KANIMDIR

Bir Çinli için kan vermek bize tuhaf gelecek kadar hayati ve sembolik bir davranış. Yu Hua’nın romanının gücü de bu jestin sembolik değerinden geliyor.

 


SEN GÜLDÜN, SONUÇLAR AÇIKLANDI

 

 


"TAMAMEN DUYGUSAL" BİR İLİŞKİ

SİNEMA EDEBİYATTAN VAZGEÇEMİYOR

 

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editör'den

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.