Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Yazarlar


A. Ali Ural

Tüm Yazıları

Hayalden ayrılmadı hiç.

 

Bir köy yıldızıydı, büyük bir göğü vardı

 

Masalların içinden kaçmıştı dünyaya

 

Beş yaşında mürekkebine şeker katıldı ta ki anlatsın

Hayatla ölüm arasında pencereden bir sınır

 

Yaşar Nabi’nin yayımladığı ilk kitaptı Otuz Beş Yaş

 

Kendi cümlesiyle, “Oynayacak yaşta düşünen, okuyacak yaşta yazan bir çocuk”tu Faruk Nafiz, çağından geçmişe yaptığı yolculukta büyüdü. On dört yaşında ilk mısralarıyla şiirin farkına vardı, on sekiz yaşında farkına varıldı “Şarkın Sultanları”yla.

Faruk Nafiz, Türk edebiyatında gelecek zamanlara ulaşmada en büyük handikap olarak dildeki hızlı değişimi görüyordu. Tanıdığı edebî şahsiyetler arasından kimlerin “istikbale intikal edeceği” sorulduğunda “İsim olarak pek çok, fakat eser olarak pek az...” dedikten sonra değişen dile dikkati çekiyor, “Zaten bizdeki nesillerin başını yiyen lisanımızdaki kararsızlıktır.

“Ölümü hatırlatan ne var bu resimde” diye sormuştu Melih Cevdet Anday, Fotoğraf şiirinde. Dört kişi parkta bir banka oturmuş. Soldan sağa Orhan Veli, Şinasi Baray, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet. Orhan Veli sağ elini sol elinin üzerine koymuş. Ağzı açık ama gülmüyor. Pardösüsünün yakaları tünemiş bir göçmen kuşun kanatları gibi. Fotoğrafçı deklanşöre basar basmaz pırr diye uçup gidecek.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.

Editörden

Roman türü denilince aklıma hemen Lukacs’ın ünlü sözü geliyor: “Roman, tanrının bırakıp gittiği bir dünyanın destanıdır.” İlk büyük roman diyebileceğimiz Don Kişot da aslında Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın romanıydı. Roman 18 ve 19. yüzyıllarda siyasi politik bir etki alanına sahipti. Bana kalsa siyasi politik etki alanından hiç vazgeçmedi roman.