Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
“Önümde belki bir dakika var, belki bin dakika. Belki bir gün var, belki bin gün... Geride ise yüzlerce hatayla, çok eksiklerle, dile gelmemiş suçlarla, telafi edilmemiş ihmallerle dolu bir hayat. Hangisini, ne ara düzelteceğim? Nereden başlayacağım kendi cennetimin yolunu döşemeye? Zamanla yarıştan galip çıkan var mıdır? Kader, insanın başına gelen değil midir?

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Yakın zamanda kaybettiğimiz Ursula K. Le Guin arkasında öylesine bir külliyat bıraktı ki, onun metinleri arasında gezindikçe sürekli daha derinlere inmeye başlıyoruz. Le Guin’in Hep Yuvaya Dönmek adlı kitabını okuyanlar bilir, Kesh adlı hayalî bir topluluğun detaylı bir tarihçesidir bu.

//php print_r ($fields); ?>
Kurmaca üreten bir yazarın yeni çıkan kitabından ne bekleriz? Birden fazla cevabı var bu sorunun: Yeteneklerini sivriltmesi, bizi yeni buluşlara götürmesi ya da çok sevdiğimiz ve alıştığımız üslubuyla yeni bir hikâyeye sürüklemesi. Her okurun, her yazar için farklı cevapları vardır mutlaka. Gölgesiz Matiz hakkında bir yazıya başlarken ben de kendi yanıtlarımı arıyorum.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanı soğuktan ve yağmurdan koruyan kemerleri, tuğla binaların kızıllığı ve İtalya’nın belki de en güzel yemekleri.... Bologna, çok da küçük bir şehir olmasa da, şehir merkezi hızlıca gezilebilecek bir şehir. Ama Bologna’dan gerçekten zevk almak için birkaç güne ihtiyacınız olacak.

//php print_r ($fields); ?>
Robert Walser’in Jakob Von Gunten isimli eseri yazarın yaşam öyküsüyle daha derin bir anlam kazanan türden bir anlatı olarak karşımızda duruyor. Tarihsiz yazılmış günlük biçimindeki kitap, on yedi yaşındaki Jakob’un Benjamenta Erkek Enstitüsü’nde yaşadıklarını ve bunun iç dünyasındaki yansımalarını bize sunuyor. Küçük bir şehirden gelen Jakob, Kanton meclisi üyesi bir babanın oğludur.

//php print_r ($fields); ?>
Borges hakkında Sonsuz Labirent alt başlığını taşıyan biyografik bir çizgi roman yayımlandı. Bizde daha önce çıkan, Márquez’in hayatının anlatıldığı Gabo’nun (Desen Yayınları, 2015) yazarı Pantoja’nın (d. 1971) senaryosunu yazdığı, genç İspanyol çizer Castell’in (d. 1988) çizdiği albüm, geçtiğimiz yıl İspanyolca yayımlanmıştı.

//php print_r ($fields); ?>
Nietzsche, Ecco Homo’da bambaşka bir bağlamda ele alsa da çok sahici, herkesi, hepimizi derinden ilgilendiren bir soru soruyordu: Kişi nasıl kendi olur? İnanç sistemleri, ideolojiler, modalar, spritüal akımlar bu soruya alternatif yanıtlar vermeye çalışıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Vişnenin Cinsiyeti, Bedende Yazılı ve Tek Meyve Portakal Değildir gibi romanlarıyla tanıdığımız Britanyalı yazar Jeanette Winterson, Sel Yayıncılık etiketiyle geçtiğimiz aylarda raflardaki yerini alan devamı

















