Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Issız bir adaya düşmeden önce

Bir zamanlar Lost dizisinden bihaberdik; televizyonla daha içlidışlı bir ifadeyle söylersek, Survivor gibi programlar da yoktu ortalarda. Dolayısıyla bir zamanlar, "Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?” sorusunu, Robinson Crusoe’nun deneyimlerini hatırlamaya çalışarak cevaplandırırdık.


Sokaktan: Edebiyat hala 'erkek-egemen' mi?

Sabit Fikir'de bu ayın dosya konusu kadının edebiyatla sınavı olunca, Elif Şafak'ın geçtiğimiz günlerde İngiliz Guardian gazetesine verdiği röportajdaki şu sözlerini anımsadım: "Türkiye'de erkekler yazar kadınlar okur.


Editörden: Yerinden kalkmana gerek yok

Elinde tuttuğun derginin kapak konusu, hem kadın hem de yazar olmak. Ne ki yazar Nihan Kaya bu çalışmada, yalnızca geçen yüzyıllarda kadın yazar olmanın ne demek olduğunu anlatıyor.


Kadının kalemle imtihanı

Neredeyse yirminci yüzyılın başlarına kadar, kadının yazması 'ahlaksızlık' olarak görülüyordu. Dale Spender, Jane Austen'dan önceki 100 iyi kadın yazarı anlattığı kitabında, kadının edebi yeteneklerini satması ile vücudunu satmasının o dönemde eşdeğer olarak algılandığını vurgular (bkz: 1986, s. 14).


Karne: Tam Benim Tipim

Kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 


Eşekarısı Fabrikası’nın yeni baskı yapması için baskı...

Keşfet’ bölümü için önereceğim romanın Türkçe baskısı hiçbir yerde yok. İnternetten aratınca da kapağının hemen altında ‘Tükendi’ yazıyor. Tavsiye ettiğim yapıtın etrafta bulunmaması anlamsız bulunabilir. Umarım bu vesileyle bir kült kitap olan Eşekarısı Fabrikası tükenişten kurtularak yeni baskı yapar.


'Uçta'ki usta: küçük İskender

Hafızamı zorluyorum, bulamıyorum, nerde yazmıştım onu da bulamıyorum, İskender’e sorsam söyler de, galiba bulamamaktan da biraz zevk alıyorum. Nedense ve nedensiz yere Michel Foucault’nun en çok Ece Ayhan’dan, belki de yalnızca Ece Ayhan’dan doğru bildiğim sözü geliyor aklıma: “Fazla anlaşıldığım için karanlıkta kalıyorum.”

 


Ne varsa okurum

“Biliyor musun ben çok kitap okurum. Aşk, macera, tarih, yeni çıkan ne varsa...” En korktuğum güzel okur tipidir. Sonra da kitaplığın önüne gelir şu soruyu sorar bu güzel okur: “Bu kitapların hepsini okudun mu?”


Görünmez bağ

Aslında her şey yaklaşık bir yıl önce Andrew Crumey’in Metis Yayınları’ndan çıkan Mobius Dick’i üstüne bir yazı yazmam istenmesiyle başladı. Edebiyatla bilimi ilginç bir şekilde bir araya getiren Mobius Dick’te, yazar Andrew Crumey; okuyucusunun zekasını kışkırtmakla kalmıyor aynı anda hem kuantum fiziği hem de sanat ve felsefe tarihi üstüne akıl yormasına neden oluyordu.


Yazarların yatak odaları

Kitaplarıyla tanıdığımız ve hayran olduğumuz yazarların yatak odalarının nasıl olduğunu merak ediyor musunuz? Apartmenttherapy adlı site, yazarların yatak odalarını dikizliyor! Merak edenler için yazarların yatak odalarına bir de biz göz attık:

 

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta