Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Bir yazar gibi kokmak ister misiniz?




Toplam oy: 907

Bir pazarlama yöntemi olarak, parfümlere popüler simaların isimlerini vermek kadar, yazarların ya da tiyatro, roman, öykü veya opera karakterlerinin adlarını vermek de Avrupa'da epey yaygın. Türkiye'de de bunun örneği yok değil. Mesela 1920'lerde piyasaya Çalıkuşu parfümü sürülmüştü. Kutusu kitap şeklindeki bu parfümün içinde romandan bir alıntı da yer alıyordu:

 

"Feride bütün vücudu titreyerek ayaklarının ucunda yükseldi. Genç adamı omuzlarından çekti. Vücudunun bütün kanı dudaklarında toplanmış, boynunu uzattı. (Reşat Nuri Bey’in Çalıkuşu romanından)"

 

 

Bu parfümün nasıl koktuğunu bilemiyoruz belki ama şu parfümlerden edinerek, bir roman karakterine veya bir yazara öykünmek mümkün:

 

* Byredo'nun Charles Baudelaire'den esinlendiği "Baudelaire" adlı parfüm

 

 

* Byredo'nun kütüphanelerden esinlenerek yarattığı Bibliothéque adlı parfüm

 

 

* "Bougies parfumées"in "Jardin d'écrivains" serisi de yazarlardan esinlenilerek hazırlandı. Bu seride Karen Blixen, Sidonie-Gabrielle Colette, George Sand, Victor Hugo, Guy de Maupassant, Stefan Zweig, Lev Tolstoy, Giacomo Giralomo Casanova ve Rudyard Kipling'in adını taşıyan parfümler bulunuyor.

 

 

 

* Yine "Bougies parfumées"in "Jardin d'écrivains" serisi kapsamında piyasaya sürdüğü "Kamelyalı Kadın" (Alexandre Dumas'ın aynı adlı romanından esinlenerek), "Orlando" (Virginia Woolf'un aynı adlı romanından esinlenerek), "Wilde" (Oscar Wilde'dan esinlenerek), "Gigi" (Collette'in romanından esinlenerek) ve "George" (George Sand'den esinlenerek) adlı parfümler:

 

 

* Ah&OH Studio'nun piyasaya sürdüğü, (George) Orwell, (Edgar Allan) Poe, (Marquis) De Sade ve (Pierre Choderlos de) Laclos parfümleri

 

 

* Jacques Guerlain tarafından 1919'da Claude Farrčre'nin "La bataille" adlı romanından esinlenerek yaratılan Mitsouko adlı parfüm

 

 

* CB'nin piyasaya sürdüğü "In the Library" (Kütüphanede) adlı parfüm

 

 

* Black Phoenix Alchemy Lab'in Lewis Carroll'ın Alice Harikalar Diyarı adlı ünlü kitabından esinlenerek hazırladığı el yapımı parfümler:

 

 

 

 

* Lush'ın  Leonard Cohen, Gil Scott-Heron ve Alan Ginsberg'den esinlenerek hazırladığı "The Voice of Reason" (Mantığın Sesi) adlı parfüm

 

 

 

GG

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son birkaç yıldır sanata olan ilgi ülkemizde gitgide artıyor. Bu durumun farkında olan yayıncılar da daha fazla sanat kitabı yayınlıyorlar. Özellikle Batı resmi/sanatı hakkında ülkemizde genel kültür az olduğu için bu alana hitap eden kitapların sayısında ciddi bir artış var.

Edebiyat kelimesinin en büyük talihsizliği zaten biliniyor olması. İnsanların “zaten biliyorum” deyip sözlüklere müracaat etmediği talihsiz kavramlardan biri edebiyat. Hiç okumasak da, elimizden romanlar, öykü kitapları düşmese de edebiyat orada bir yerde aşikâr olarak durur zaten. Edebiyat kelimesinin ilk anlamı ile mecaz anlamı arasındaki tezat ise rahatsız edicidir.

Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

Şule Yayınları’ndan çıkan son öykü kitabı Fantastik Şeyler ile okuyucu ile yeniden bir araya gelen Naime Erkovan, edebiyatın toprak sahasına adını ilk olarak Beşinci Düğme ile yazmıştı. Aynı eserinde “Her şey gezegenlerin konumu yüzünden’’ diyordu Erkovan. O sebepten mi yoksa başka nedenle mi bilmem, ama önemli bir mevzu bence de.

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.