Öncelikle kitabın konusu ve kurgusu çok güzel, okuyanı merakta bırakıyor. Bilimsel açıdan yorum yapamayacağım çünkü anlatılanlar her ne kadar bizim anlamamız için yazılmışsa da gerçek mi değil mi bilmiyorum ancak benim bu bilgiler hoşuma gitti. Kitabın eksi yönlerine gelirsek kitaptaki kişilerin -özellikle kahramanımızın- bir karakteri yok. Hiçbir derinliği, hisleri, duyguları, düşünceleri olmayan bir karakter. Hani günümüzdeki çizgi filmlerde olur ya süper cool, esprili ve kendi kendine takılan çocuk karakterler, aynı öyle bir karakter bu kahramanımız. Mars'ta tek başına kalıyor ama ne bir geçmişi, ne bir geleceğe ilişkin düşünceleri, ne de bulunduğu duruma ilişkin korkuları, duyguları hiç bir şey yok. Kendimi karakterle özdeşleştiremiyorum. Yine kitap hep kahramanımızın bize bir sorun yaratıp soru sorması, sonra karizmatik bir cevap vermesi (ör: "ateşi nasıl mı yakacağım? Buzla. Evet evet buzla. Nasıl mı? Açıklayayım;" ) ve sonra da sorunu çözüşü şeklinde ilerliyor. Yani aksiyon filmi izlemek gibi, hiçbir derinlik yok sadece olaylar üzerinden ilerliyor, fikirler üzerinden değil.

Bunun dışında yazım tarzı en çok irrite olduğum şey oldu. Karakter NASA'da mı çalışıyor yoksa kolejde okuyan bir ergen mi belli değil. Argoya karşı değilim kesinlikle ama bu şekilde de ergence argo kelimeler kullanılmamalı. Her şeye "sıçtım, evet sıçtım. Tam anlamıyla sıçtım" vs. demesi insanı sinir ediyor. Yine NASA çalışanlarının tam Amerikan filmlerindeki gibi -gerçek hayatta böyle değiller orasını söyleyeyim- artistçe hareket etmeleri, konuşmaları kitaptan soğuttu beni. Amerikan film klişelerini ve karizmatik, kısa konuşan, insanları tersleyen ama hala çok sevilen sorunlu karakterlerini seviyorsanız bu kitabı da seversiniz.

43%
57%