Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Süper Kahramanlardan Vasat Kahramanlara: The Umbrella Academy

Geçtiğimiz günlerde ilk sezonu Netflix’te yayınlanan The Umbrella Academy son birkaç yıldır dizi ve filmlerde sıkça karşılaştığımız tipik süper kahraman maceralarından sıkılanlar için alışılmadık karakterleri ile dikkate değer bir alternatif olacak gibi.



Kendimize itiraf edemediğimiz şeyler

Tuhaf, insan cidden ve hakikaten tuhaf bir varlık. Diyelim bir heves çok para verip bir ayakkabı aldı da ayakkabı ayağını vurdu. Ayakkabı bana olmadı diyemez de en sevdiğim en rahat ayakkabım budur diye diye yıllarca nasırıyla gezer. Bir davette mecburen sevmediği bir yemeğe iltifat eder de yıllarca en sevdiği yemek odur diye önüne koyarlar da koyarlar.



Fantastiğin Köklerine Doğru

Hikâyenin ne işe yaradığı, varoluşumuzda neye denk düştüğü, neleri üstlendiği hâlâ cevabı aranan sorular. Kendi adıma varlığımızı hikâyelerle inşa ettiğimize, bir özne olarak kâinatı dolduran her şeyden ayrıştığımız andan itibaren, öz benliğimizde daha derinlere doğru bir tür geri çekilme hamlesi yaptığımıza inanıyorum.



Vahşetin Çağrısı Değil, Yabanın Çağrısı

Jack London olarak tanıdığımız John Griffith London, 1876’da San Francisco’da dünyaya geldi ve 1916’da California’daki çiftliğinde öldü. Kırk yıllık kısa hayatı boyunca birçok edebi yapıtın yanı sıra siyaset, sendikacılık, insan ve hayvan hakları savunuculuğu, gazetecilik, yayıncılık gibi alanlarda ciddi izler bıraktı.

 



“Bu kitap benim kütüphanemde mutlaka olmalı” dediğimiz kitaplara yöneliyoruz

Öncelikle neden KAPLUMBaA? Web sitenizde bir de tavşan simgesi var…



Kendini Arayan Arayış: Yarınsız

Hasan Ali Toptaş, Harfler ve Notalar kitabındaki “Kalubeladan Beri” başlıklı denemesinde şöyle der: “… zamana meydan okuya okuya yüzyılların gerisinden süzülerek ilk günkü tazelikleriyle bize kadar ulaşan hikâyeler, içlerindeki her şeyi bir şeye dayandırıp bolca açıklamalarda bulunan hikâyeler değil, yapılarında karanlık noktalar barındıran hikâyelerdir.



Langston Hughes ve Nina Simone: Şarkılara yansıyan bir dostluk

Amerikan şiirinin en önemli figürlerinden Langston Hughes 1967 yılında hayatını kaybetmişti. Aynı yıl, Hughes’ün büyük bir hayranı olan Nina Simone'un efsanevi şairin dizelerini ödünç aldığı “Backlash Blues” dinleyiciyle buluştu. Şarkı uzun yıllar Nina Simone’un repertuarının bir parçası oldu.



''Fransızca öğrenmeyi asla başaramadık''

Iris Radisch, Andreas Maier’in Die Familie (Aile) kitabını anlatırken söze altmışlı ve yetmişli yılların Alman çocukluğunda, okuldaki toplama kamplarındaki ceset-bedenler, gözlükler ve saçlarla siyah beyaz filmleri düzenli olarak izlemek gerektiğinden bahsederek başlıyor (Die Zeit, 4 Temmuz): “Evde genellikle bunun hakkında kimseyle konuşamazdınız.



Vitrindekiler // Haziran 2018

"Yeni çıkanlar" rafının kalabalığı içinde gözden kaçabilecek metinlere dair izlenimlerimizi artık bu yeni köşemizde topluyoruz. Vitrindekiler; son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

 

 



Yayınevlerine Sorduk: Sonbaharda Ne Okuyacağız?

TURKUVAZ KİTAP
“MANİFESTOSUNU KAPAKLARINDA TAŞIYAN KİTAPLAR”

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.