Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Yazma rutinleri: Onlar nasıl çalıştılar?

Hepimizin "yapmak istediklerimiz" ve "yapmak zorunda olduklarımız"la dolu 24 saatimiz var her gün. Yapmak isteyip de yapamadıklarımıza uydurduğumuz bahaneler de cabası. "Oturup yazı yazmak istiyorum ama..." "Bugün de kitap okuyacak vaktim olmadı hiç..." gibi. Tanıdık geldi mi?



Kitap kurtları daha nazik ve anlayışlı

Kitaplara hayatında daha önemli bir yer veren, boş vaktinin çoğunu kitap okuyarak geçiren insanların sosyal becerilerinin düşük olduğu yaygın bir inanıştır. Fakat bilimsel araştırmalar bunun tam tersini söylüyor!

 



Dünya Kiracısı'ndan Öyküler

Her öyküde farklı bir arayışın, oyunun peşinde Doğukan İşler. Her öyküde dilinde, üslubunda bir farklılık getirmeye çalışıyor. Bu gayret onun öykü sayısında bir sınırlama getiriyor ister istemez. Ancak şunu net bir şekilde söylemem gerek. Onun hiçbir öyküsü, okurda “bunu daha önce okumuştum” duygusu uyandırmıyor.



Niçin Okumalıyız? // Sait Faik Abasıyanık

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Sait Faik Abasıyanık'ı niçin okuyorsunuz?

 



Kitap kurtlarının bayılacağı 11 tarif

1. Kuru Erikli Kuzu Yahnisi

 



Büyülü Gerçekçilik’in bize yutturdukları

İçinde yaşadığımız koşullar çoğu zaman bizi çıkmazlara sürükleyebiliyor. Dünyanın her köşesinde çalkantılar, siyasi mücadeleler, ekonomik krizler, paylaşım savaşları, doğal felaketler, hastalıklar yaşanıyor. Tüm bunlara rağmen kurabildiğimiz ölçüde kendi yaşantımızı kurmaya gayret ediyoruz, orta halli bir yaşantı için ısrar ediyoruz, en azından imkân bulabilen bir çoğunluk olarak.



Unutulmaz roman kapakları

Bir kitabı kapağına göre yargılamamak gerek, biliyoruz. Fakat bu, kimi kapakların dünya çapında tanınır olmasına engel değil. Öyle ki, romanın adı ya da yazarı yazmasa dahi, bir kitapçıda gördüğümüz anda "Bu kitabın adı..." diyebiliriz. Bakalım bu "ikonik" roman kapakları hangileriymiş?

 

 

 

 



Yazarlar ve daktiloları

Sevdiğiniz bir yazarı, çalışırken gösteren fotoğraflara bakmanın kendine has bir büyüsü vardır. Kitaplarındaki dehanın izini, masanın başındaki duruşlarında sürmenin, yüzlerindeki ifadeye bakmanın büyüsünden bahsediyoruz...

 



Camus'nün yüzyıllık yabancılığı

Albert Camus'nün doğumunun yüzüncü yılında tüm dünyada adına etkinlikler düzenleniyor, hatırasına ve bizlere bıraktığı değerli edebiyat mirasına sahip çıkılıyor. Nobel Edebiyat Ödüllü bu büyük yazar her yerde anılıyor ama memleketi olan Cezayir'de kimse ondan bahsetmiyor.



Edebiyatta erkeklik halleri

Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, kadın-erkek eşitsizliği gibi sorunlar, son yıllara kadar ağırlıklı olarak odağa kadın konularak tartışıldı, incelendi, çözülmeye çalışıldı. Yakın zamanda ise bu konuların yeni bir odakta, sorunların faili olan erkekleri tartışma konusu yaparak incelendiğini görüyoruz.

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.