Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Birbirinden güzel 14 kitap ayracı

Okuma serüveninin duraklarında yaratıcı bir kitap ayracının beklemesini kim istemez ki? Bir korku romanında kaldığı noktayı akan kanı andıran bir ayraçla işaretlemeyi örneğin? Ya da kitabın konusuna uygun temalı bir ayracı? Mesela Alice Harikalar Diyarında'nın arasında bekleyen tavşan kulaklarını?



E-kitap 1 yaşında!

E-kitap geldi geliyor derken, 1 yaşını doldurdu bile! Bundan tam bir yıl önce, e-kitaplar ilk defa idefix tarafından Türkiye’de de satılmaya başlandığında, dünyada büyük fırtına kopartan ve satışları neredeyse basılı kitaplarla başa baş gitmeye başlayan e-kitaplara ülkemiz okurları da hemen ilgi göstermeye başlıyordu, hatırlarsınız.. 

 



Novella: Kısa roman mı, uzun öykü mü?

Bugün dünya edebiyat klasikleri arasına girmiş romanlara baktığımızda yüzde 80’inden fazlasının 400 bin kelime sayısını aştığını görürüz. 400 bin! Kulakta çılgınca çınlayan bir rakam! Sözgelimi, Marcel Proust’un efsane romanı Kayıp Zamanın İzinde 3 bin 16 sayfadır.



Ahlaki ve dini inançlara karşı bir tehlike olarak Ulysses

Yedi yılda tek bir günü, 16 Haziran 1904’ü yazdı. Bir gün içinde gerçekleşen ve yüzlerce sayfadan oluşan bu epik yolculuk dünya edebiyatının tarihine anlaşılması en zor eseri olarak geçti. Evet, o gerçek bir eserdi, başyapıttı. Üstüne makaleler, tezler, kitaplar yazıldı. Anlayanlar, anlamayanlar oldu. Kimi eline aldığı bu başyapıtı son sayfasına dek sindirerek okudu, kimi yarıda bıraktı.



Kadın bedeni kime ait? Uterusun histerisi

Kadın dedikleri acayip organlar, duygular ve düşünceler muamması, tedavi edilmesi gereken ontolojik bir hastalık haline geldi, geçmiş olsun.

 



Vonnegut'tan geleceğe mektup: "Aptal gibi davranmayın!"

Volkswagen 1988’de Time dergisinde yayımlanacak bir reklam dizisi için pek çok saygın düşünürden yüz yıl sonrasına birer mektup yazmalarını istedi. Projeye katılanlar arasında yazar Kurt Vonnegut da vardı.

 

İşte, Vonnegut'un mektubu:

 



Kadıköy edebiyattır!

Ben eski bir Kadıköylü değilim. Son on yılım geçti sadece. Son iki yıldır da tam göbeğinde oturuyorum; evimin altı, yanı bar, bütün sokak bar ve meyhane, ama çok az oturmuşluğum vardır o bar ve meyhanelerde. Gürültü de oluyor çok, ama yine de ayrılmıyorum buradan. Ayrılsam da, daha az gürültülü olan bir yan sokağa geçerim en fazla. Niye mi?



Borges futboldan neden nefret ediyordu?

Jorge Luis Borges "Futbol popülerdir; çünkü aptallık popüler," demişti. Arjantinli yazarın bu "muazzam oyun"a karşı sergilediği tavır ilk bakışta günümüz futbol düşmanlarının ağızlarından düşürmediği laflara benziyor gibi. "Futbol sıkıcıdır. Çok fazla maç beraberlikle bitiyor. Sakatlanma numarası yapanlara da tahammülüm yok."

 



Okumanın anksiyeteyle baş etmekteki beş etkisi

Anksiyete, görülme sıklığı son yıllarda hızla artan bir problem. Özellikle şehir hayatının stresiyle baş etmek zorunda olanlar için anksiyete daha da ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kalp sağlığından mide sağlığına, birçok hayati organı doğrudan etkileyen anksiyete kimi zaman öyle boyutlara ulaşıyor ki hayatı kişi için çekilmez kılabiliyor. Anksiyetenin, ne yazık ki, doğrudan bir tedavisi yok.

Kulis

''İnsan Ancak Kendine Dışarıdan Bakınca Hakikati Fark Edebiliyor''

ŞahaneBirKitap

Şiir bir dil işçiliği olduğu kadar bir anlam işçiliğidir de. Çünkü dil bize aynı zamanda bir inceliğin adresini verir. Dilin doğduğu yer, bir ömür insanın yazgısıyla birlikte kol kola yürür. Tohum orasıdır. Dünyanın, adına ömür dediğimiz yaşamak kavgasının başladığı yerde olanca müşfikliğiyle dili görürüz. Dili yani anlama ve kavrama çabamızı.

Editörden

Ursula K. Leguin dendiğinde aklımda hep nitelikli ve bilgece hayaller kurmayı öğreten Batılı bir nine imajı beliriyor. Ursula’yı yalnızca bir hayalci olarak da niteleyemem doğrusu. Bilim Kurgu türü içindeki en filozof yazardır Ursula. Sadece yepyeni bir evren kurmakla kalmaz. Dünyamıza dair bazı kavramları da yerinden oynatır.