Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Korsanlar düzeninde kurumsuz bir punk: Kathy Acker

Düzen sağlanmış, ekonomi gelişiyor, aileler daha geniş mekânlara geçiyor, daha fazla imkânları oluyor, kalkınma gerçekleşiyor işte, peki neden daha fazla sayıda huzursuz ve bağımsız insan çıkıyor, neden dirlik ve düzeni tehdit ediyor insanlar? Neden yöneticilerinin, akıl vericilerinin, aile reislerinin istediği gibi davranmıyorlar da, kendi başlarına hareket etmeye devam ediyorlar?


Kararsız Okur: Her nakarat bir edebiyat

Şarkı sözleri şiir midir, değil midir diye tartışmayalım. Müzikle edebiyat arasındaki bağlar tartışılmaz. Bu iki yaratıcı ifade şekli birbirini besliyor, birbirine dönüşüyor sık sık. Müzisyenler bu edebiyat işini epey ciddiye almaktalar. Şiirler, romanlar, hatta senaryolar yazıyorlar müzikle ilgisi olan ya da olmayan. Edebiyatçılar müziği tema ediniyorlar romanlarında.


İnsan öyküleriyle Türkiye'nin halleri

Yılmaz Güney aramıştı bir gün. Önemli bir konuyu görüşmek istiyordu. Yeni çevirmişti Umut filmini Yılmaz. Çok başarılıydı. Herkes kıskanmıştı. Geçmişini karıştırmak istiyorlar, aleyhinde kampanyalar yürütüyorlardı.

 

 

Buluştuklarında “Kardeş” dedi, “Benim için çok önemli olan bir sorun var. Bizim film Cannes’a seçildi.”

 

 


Keşfet: Tirza

Keşfet'in bu ayki konuğu Yekta Kopan, Tirza'yı neden seçtiğini kendi el yazısıyla yazdı!


Hemingway'in Küba'da çekilen ve bilinmeyen fotoğrafları

Ernest Hemingway'in yıllarca Amerika'nın en ünlü yazarı olarak kalması tam bir sürprizdi.


Auteur sineması, uyarlamaları yendi

Cannes deyince akla auteur sineması gelir. Yani senaryolarını bir edebi kaynağa dayandırmadan kendisi yazan, tamamen biricik, kendine özgü bir dünyası ya da vizyonu olan yönetmenler yarışır Cannes’da. Terrence Malick, Apichatpong Weerasethakul, Michael Haneke, Yılmaz Güney ve Michelangelo Antonioni gibi auteurler hep bu ilkeye uyar.


On paralık romanlara fantastik bir bakış

Ülkemizde “Dime Novel”lar, yani Erol Üyepazarcı’nın çevirisi ile “On Paralık Romanlar”, çoğunlukla hafiye, casusluk ve polisiye konularını işlemiş olsalar da fantastik ve korku ögelerine de yer vermişlerdir. Salt spekülatif türlere dahil edilebilecek on paralık romanlar olduğu gibi pek çok polisiye roman da doğaüstü unsurları ya da korku edebiyatının arketiplerini kullanmıştır.


Karne: Salı, Aşka Veda, Şamanlar Diyarı

Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 

 

 

Salı, Cihat Taşçıoğlu, April Yayıncılık




Baskı


Masumiyetin üç katı

Yazar Orhan Pamuk’un son romanıyla aynı adı taşıyan ve 10 yılı aşan hayalini görünür kılan Masumiyet Müzesi, İstanbul Çukurcuma’daki 1897 tarihli eski bir Rum yapısı olan tarihi, üç katlı ‘Bruckner Apartımanı’nda (romandaki namı diğer, Merhamet Apt.) kültür ve sanat dünyasının ilgisine sunuldu.


‘Çok Bi Şair’: Can Yücel

Can Yücel’i yazmaya Attila İlhan’la başlamak. Nokta. Aynı yarım cümleyi iki kez daha kurabilir, ikisinde de iki ‘korkulu usta’nın adını anabilirim. Herkesin bildiğini yazıdan niye saklamalı: Biri Edip Cansever,  biri Turgut Uyar.

Kulis

Ekrem Demirli: ''Kuşeyri, ilahi kitaba 'Sevgilinin Mektubu' gibi bakıyordu''

ŞahaneBirKitap

Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden Rollo May, Yaratma Cesareti adlı o pek ünlü kitabında, modern-kapitalist sarsıntı çağının bizleri bir şeyler yapmaya, üstelik yeni bir şeyler yapmaya çağırdığından bahseder.

Editörden

Deniz denildiğinde aklıma hep Küçük Kara Balık geliyor. Üstelik, Samed Behrengi’nin bu hüzünlü küçük öyküsü, yosunlarla kaplı bir kayadan göllere dökülen, oradan da nehir nehir denize açılan bir öyküdür. Elbette denizden daha fazlasını anlatır. Yine de büyük denizi özleyen küçük bir balık imgesi, insanın dünyadaki yolculuğunu anlatmada bana hep eşsiz bir metafor olarak görünmüştür.