Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


Olga Selin Hünler ile söyleşi: Bir meta olarak erkek bedeni

Olga Selin Hünler ile söyleşi: Bir meta olarak erkek bedeni

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Bunge ile söyleşi: Duvara yazmanın siyaseti

Bunge ile söyleşi: Duvara yazmanın siyaseti

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Irving ile söyleşi: "Politika ile edebiyatı ayırmak kolay değil"

Sarah Irving ile söyleşi: "Politika ile edebiyatı ayırmak hiç kolay değil"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 


Karataş Kardeşler ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

Tamer ve Caner Karataş ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Mehmet İnhan ile söyleşi: Kendin yaz, kendin yayınla!

Mehmet İnhan ile söyleşi: Kendin yaz, kendin yayınla! 

 

Elif BEREKETLİ

 


Glowacki ile söyleşi: "Kosinski, Dostoyevski karakteri gibiydi"

Glowacki ile söyleşi: "Kosinski, bir Dostoyevski karakteri gibiydi"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 


Ezgi Öz ve Efe Baysal ile söyleşi: Havalar her türlü ısınıyor

Ezgi Öz ve Efe Baysal ile söyleşi: Havalar her türlü ısınıyor

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Bebekler çiğneyemiyor diye bifteği yasaklamak

Alper Ozan Marakoğlu ile söyleşi: Bebekler çiğneyemiyor diye bifteği yasaklamak

 

Elif BEREKETLİ

 


"Okurun Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

Çevirmen Sibil Çekmen ile söyleşi: "Okurun Patrick Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

 

Emre BAYIN

 

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.