Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


Olga Selin Hünler ile söyleşi: Bir meta olarak erkek bedeni

Olga Selin Hünler ile söyleşi: Bir meta olarak erkek bedeni

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Bunge ile söyleşi: Duvara yazmanın siyaseti

Bunge ile söyleşi: Duvara yazmanın siyaseti

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Irving ile söyleşi: "Politika ile edebiyatı ayırmak kolay değil"

Sarah Irving ile söyleşi: "Politika ile edebiyatı ayırmak hiç kolay değil"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 


Karataş Kardeşler ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

Tamer ve Caner Karataş ile söyleşi: Bir harikalar diyarı olarak taşra

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Mehmet İnhan ile söyleşi: Kendin yaz, kendin yayınla!

Mehmet İnhan ile söyleşi: Kendin yaz, kendin yayınla! 

 

Elif BEREKETLİ

 


Glowacki ile söyleşi: "Kosinski, Dostoyevski karakteri gibiydi"

Glowacki ile söyleşi: "Kosinski, bir Dostoyevski karakteri gibiydi"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 


Ezgi Öz ve Efe Baysal ile söyleşi: Havalar her türlü ısınıyor

Ezgi Öz ve Efe Baysal ile söyleşi: Havalar her türlü ısınıyor

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

Cüneyt Cebenoyan ile söyleşi: "Sinema eleştirisi de edebiyat sayılabilir"

 

Ayşe ÇAVDAR

 


Bebekler çiğneyemiyor diye bifteği yasaklamak

Alper Ozan Marakoğlu ile söyleşi: Bebekler çiğneyemiyor diye bifteği yasaklamak

 

Elif BEREKETLİ

 


"Okurun Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

Çevirmen Sibil Çekmen ile söyleşi: "Okurun Patrick Modiano'yu tanımasına aracı olmak heyecan verici"

 

Emre BAYIN

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Yazının başlığı da methiye cephesini epeyce açığa çıkarıyor ama en sonda ulaşmam gereken yargıyı en başa taşıyarak atayım ilk adımı: Türkçe yazılan ya da Türkçeye çevrilen kalburüstü bütün tarihî romanları okuduğunu varsayan, kendisi de az çok ilgi görmüş hacimli üç örnekle bu alana katkıda bulunan biri olarak, bugüne dek Moğol Kurdu’ndan daha iyisine rastlamadım.

Editörden

Roman türü denilince aklıma hemen Lukacs’ın ünlü sözü geliyor: “Roman, tanrının bırakıp gittiği bir dünyanın destanıdır.” İlk büyük roman diyebileceğimiz Don Kişot da aslında Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın romanıydı. Roman 18 ve 19. yüzyıllarda siyasi politik bir etki alanına sahipti. Bana kalsa siyasi politik etki alanından hiç vazgeçmedi roman.