Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Karakter pazarı

A) İNSANIN ÜRÜNE DÖNÜŞÜMÜ

 

(YENİ İNSAN)

 



Bir kitap kurdunun başına gelebilecek en kötü 26 şey

Yeni tanıştığınız birinin söylediklerini ya da yeni tanıdığınız bir yazarın yazdıklarını hayretle, "Bu bir tek bana oluyor sanırdım," diyerek dinlediğiniz ya da okuduğunuz mucizevi anlar vardır. Eğer bir kitap kurduysanız, aşağıdaki maddelerden bazıları üzerinizde benzer bir etki yaratacak, siz de gülümseyerek "Buna ben de sinir oluyorum," diyeceksiniz mutlaka.



Alerji duyulan yazarın kitabı: Sırça Köşk

Okuduğum ilk kitabı olduğundan mıdır, yoksa onun dağların gölgesinde öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı oluşundan mı nedir, Sabahattin Ali’nin Sırça Köşkü apayrı bir duygu yaratır bende. 

 



En çok okuyan 10 ülke

Kitap okumayı ne kadar seviyorsunuz? Çok mu? Ne kadar çok? Günde kaç saat okuyorsunuz örneğin? Peki sizin bu kadar şevkle okumanız ülkenin ortalamasını yükseltmeye yeter mi dersiniz? Boş vakitlerimizi değerlendirmek için seçtiğimiz aktiviteler içinde okumak ne yazık ki listenin çok yukarısında sayılmaz ülkemizde.



Fikrimin ince sürgünü: Hapishane mektupları

Çağ dönüşüp değişiyor. Bir vakitler düzenin suç saydığı bir olgu, sıradanlaşırken yerini geleceğin sıradanlaşacak yeni suçlarına bırakıyor. İktidarların özgür düşünceyi, kendisine muhalif fikirleri kontrol etme ve cezalandırma isteği değişmiyor yalnızca. Üstelik bu istek, değişimden payını yeni tecrit yöntemleri, yeni akıllı hapishane mimarisiyle daha da zorbalaşarak almaktan geri kalmıyor.



Yazıyazanlar: Yaratıcı yazarlık nedir ve ne değildir?

Umberto Eco, yazarların kendileri için yalnızca, ne alacaklarını hatırlamalarına yardım eden; işi bitince de atılan alışveriş listelerini yazdıklarını söyler. Haksız mı? Üstelik internet denilen bu gayya kuyusunda artık yalnızca yazarlar değil hepimiz birileri okusun diye yazıyoruz. Peki ama neden yazıyoruz? Belki bu dünya bizi kalabalıklaştırdığı kadar yalnızlaştırdığından.



Albert Camus'den mutluluk ve mutsuzluk üzerine...

"Prensiplerine bağlı kalmayı, mutluluğa yeğleyenler, kendilerini şartladıkları koşullar dışında mutlu olmayı da reddederler."

 



Savaşların Palyaçosu; Heinrich Boll

Heinrich Böll, ismi modern Alman Edebiyatı’nın duvarlarına kalın harflerle kazınmış bir yazar. 1972 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat ödülünün ve eserlerinde işlediği konuların evrensel boyutu sayesinde, saygın bir kimlik kazandı.



Charles Bukowski: "Eğer içinizden gelmiyorsa, yapmayın!"

Charles Bukowski yazmanın nelere mal olduğuna dair şiirinde, "Eğer bir şeyler içinizden gelmiyor, kafanıza yatmıyor ya da mideniz almıyorsa," der ve ekler: "Yapmayın!" Ancak Bukowski'nin kendisi de uzun süre hayatının amacını arayanlar listesinde kalmış.



Niçin Okumalıyız? // Oğuz Atay

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik.

Söyleşi

Melike Yıldırım: Bazı kitaplar isimleriyle öylesine bütünleşirler ki sanki o kitabı başka hiçbir isim öylesine doğru bir şekilde anlatamaz gibi gelir.

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Her ne kadar kitabın 5000 yıllık serüveni desek de, birçok iyi okur için kitabın tarihi, kendi serüveniyle birlikte ilerlemiştir aslında. Bizi kitaplara çeken şey, biraz da kendimizden dışarı çıkmak isteğidir. Okuduğumuz her macera, her tez ya da antitez, kitapla bizim aramızdaki gizemli bir sözleşme gibidir. Bu anlamda okumak soylu bir eylemdir de.