Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Bir Ressamın Yalana Yakın Portresi

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 


Makasla Kesilen Fotoğraflar: Yabancı Bir Baba

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.


Hakikatini Bulmadan Masalını Yazamazsın!

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.


Yeni Başlayanlar İçin Malcolm X

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.


Bozkırın Kağanlıkları

Aşağı yukarı son on yıldır Türkiye’de artan popüler tarih kitapları genellikle Osmanlı Devleti ekseninden yayımlandı. Osmanlı özelinde de 19 ve 20’nci yüzyıllar oldukça sık anlatılır ve kitapları basılır oldu. Bilhassa II. Abdülhamid ve etrafında dönen tartışmalar yeniden alevlenince haliyle bu durum bir kitap enflasyonuna ve bilgi kirliliğine yol açtı.


Odlar Diyarının Kuzgunu: Elçin Efendiyef!

"Bundan sonra da dünyada sayısız keşifler olacak ama herhalde kitabın keşfi kadar büyük bir keşif olmayacak."

Bu satırın altını çizdiğim günü her yönüyle hatırlıyorum. Böylesine kudretli bir yazarın ülkemizde hakkıyla tanınmadığını düşünüp hayıflanmış, Cengiz Aytmatov’un açtığı çığırı genişletip o yoldan dimdik yürüyen kalemlerden biri olduğunu düşünmüştüm Elçin Efendiyev için.


Bu Resim Ne Anlatıyor?

Zerrin İren Boynudelik ve Emine Önel Kurt’un kaleme aldığı Bu Resim Ne Anlatıyor serisinin 3. kitabı Günlük Hayat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınlarından çıktı. Serinin önceki kitaplarında Boynudelik yazar olarak yer alırken, Kurt serinin editörlüğünü üstleniyordu.


Ayrımcılığa Çocuk Gözüyle Bak(ama)mak

Kapağını gülümseyerek kapattığım “Matilda Etkisi” isimli çocuk romanından söz etmeden önce bir soruyla başlayalım: Bilim dünyasından kaç tane kadın bilim insanının ismini sayabilirsiniz? Belki hepimizin aklına en bilindik Marie Curie ismi gelir. İkincisini hatırlamakta zorlanırız.


Vahşetin Çağrısı Değil, Yabanın Çağrısı

Jack London olarak tanıdığımız John Griffith London, 1876’da San Francisco’da dünyaya geldi ve 1916’da California’daki çiftliğinde öldü. Kırk yıllık kısa hayatı boyunca birçok edebi yapıtın yanı sıra siyaset, sendikacılık, insan ve hayvan hakları savunuculuğu, gazetecilik, yayıncılık gibi alanlarda ciddi izler bıraktı.

 


Klasikleri Neden Döne Döne Okumalıyız?

Eğitim hayatımızda hepimize dayatılan belli başlı bazı kitaplar vardır. Edebiyat, Dil ve Anlatım dersleri için okuduğumuz yahut okumuş gibi yaptığımız bu kitapların isimleri herkes tarafından bilinir.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.