Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


Yazarın Maceracı Olarak Portresi?

Macera deyince ilk akla gelen yazarlardan biri Joseph Conrad, hiç kuşkusuz. Józef Teodor Konrad Korzeniowski adıyla Polonya’da doğan Conrad çocukluğundan beri denizci olmayı hayal ediyormuş. Annesiyle babası öldükten sonra amcasıyla birlikte Avrupa’ya gitmiş, 1874 yılında da Marsilya’dan kalkacak bir gemiye miço olarak yazılmış.


Kitaba Ulaşmak

Kâğıthane köyünde hiç kitapçı yok. Her zaman takım elbise giyen Bahri Bey züccaciye işini bırakıp gazete bayii açtı. Ona gelen yayınların tamamı çizgi romanlardan oluşuyor. Sonradan bir tane dergi geldiğini öğreniyorum. Geldiği gibi geri gidiyormuş. Artık her ay düzenli olarak aldığım bir dergi var: Türk Edebiyatı. Önce şiirleri okuyorum.

 


Klasik Bir Mesele

Klasik kelimesinin ne anlama geldiğinden ziyade bizde klasiğin olup-olmaması mevzuunu tartışmışız anladığım kadarıyla.


Terskarga

Tamam, bir yılı daha geri bıraktık ama ne değişti hayatımızda? Zaman kavramı önemini yitirmiş gibi… Pandemi nedeniyle doğal olarak uygulanan yasaklarla zaten kımıldayamıyorduk yine kımıldayamıyoruz. Sıkıştık kaldık. Bu yıl acaba 2020’nin tekrarı gibi mi olacak? Tam da Alice Harikalar Diyarında’ki; Şapkacı, Mart Tavşanı ve Fındık Faresi gibi Zaman’ı mı kızdırdık yoksa!


Müstear Adresler

Bir kitap okuyorsunuz ve karşınızda mekânlar, hayatlar, kişiler, yaşanmışlıklar tören geçişi yapıyor adeta. Adresler belli olmasa da kişiler bir siluet gibi belirse de siz bütün parçaları tamamlayarak çeviriyorsunuz sayfaları. Çünkü canlı bir tarihin ete kemiğe bürünmüş hali vardır elinizde.

 


Fotoğrafın Düşüncesi Veya Düşüncenin Fotoğrafı; Aynı Rüyanın İçinde

Ahmet Hamdi Tanpınar, eserlerinde hayatın saklı olan tarafını, görünenin ardındaki görünmeyeni okuyucuya görsel, duyusal bir şölen gibi anlatan yazarlarımızdan biridir. Bir başka ifadeyle görünenin yanında günlük hayatın koşuşturmaları arasında ıskalanan, esasında hayatın estetik yönünün saklı olduğu başka boyutlara götürür.


Küresel Bir Varoluş Şekli Olarak ''Salgın''

Hayata dair tüm kabullerimizi altüst eden; bizleri kendimiz, başkaları, eşya, mekan hatta zamanla kurduğumuz ilişkiyi yeniden tanımlamaya iten bir pandemiyle boğuştuğumuz günlerde, sarsıcı deneyimimizle örtüşür şekilde Çin kaynaklı bir salgının tüm dünyayı yerle bir edişini konu edinen bir romana kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Hele de Ling Ma imzalı eser dilimize Salgın ismiyle çevrilmişse.


Ölümsüz Aşkların En Fantastiği: Reenkarnasyon Blues

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.


Çocuklarda Hayatı Sorgulamalı Belki

Çocuklara soyut olan kavramları nasıl anlatırsınız? Ya da soruyu şöyle sorayım: Çocuğun içinde taşıdığı potansiyelin ne olduğunu ve bunu nasıl kullanacağını ona nasıl anlatırsınız? Önüne çıkan fırsatları değerlendirme, zor görünen bir şeyi deneme azmi ya da bir problemle baş etme yollarını bulma gibi meseleler biz büyükler için bile muamma kavramlar.


Carl Gustav Jung, Simone De Beauvoir Ve Robert Musil'le Bir Buluşma

“Oysa öteki ay kadar yabancıdır”

 

Kulis

Orhan Veli'den Geriye Şiir Kaldı

ŞahaneBirKitap

Ölmek ve gülmek kelimeleri yan yana çok da gelmez. Belki fonetik olarak ya da bir şiirin kafiyesi olduğunda yakalanan uyum kulağa hoş gelse de ölüm ne olursa olsun acı verir insana. Gülecek yanını bulmak zordur ölümün. “Sen adamı öldürürsün” diyerek kahkaha atarken bile güldürmek ve öldürmek aynı cümlede geçti diye kısa süreli bir sarsıntı geçirdiğimiz olur.

Editörden

Edebiyat en basit tanımıyla malzemesi insan olan bir sanattır. Çünkü insanı anlatmada aracısızdır edebiyat. Tarihin insanı anlattığı söylense de, bu bana hep kocaman bir yalan gibi gelmiştir. Öyle ya, insanı tarih değil, edebiyat anlatır. Tarih ise insanı anlatmada yine edebiyattan faydalanır. İnsanın kendini bulması için önce araması gerekir sanırım.