Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Yazarlar


Abdullah Harmancı

Tüm Yazıları

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Aynur Dilber’in ilk öykü kitabı Az Hüzünlü Bir Yer (İz Yay. 2018), gerçekçi ve gerçeküstü tarzda öyküler içeriyor. Ben kendi payıma, kitaptaki gerçeküstü öyküleri daha çok beğendim. Bu beğeninin elbette öznel bir tarafı var ama gerçeküstü öyküleri neden daha çok beğendiğimi kendime sorduğumda, bunun tek sebebinin benim edebiyat zevkim olmadığını itiraf edeyim. Ne demeye çalışıyorum?

Edebiyatımızın biraz hakkı yenmiş, biraz gadre uğramış, biraz görmezden gelinmiş, çoğunlukla varlığı fark edilmemiş kendi halinde bir türüdür “portre.” Belki zaman zaman biyografi gibi türlerle karıştırılmıştır. Belki zaman zaman önemsenmemiş, üstü çizilmistir. Portre daha çok resim ve fotoğraf sanatının bir parçasıdır, akla resmi ve fotoğrafı getirir.

Kâmil Yeşil, ilk öykü kitabı Ankebut’u 1998’de yayınlamıştı. 2018 itibariyle sekizinci öykü kitabı olan Yazdım Öykü Oldu’yu neşretti. Germanist Gürsel Aytaç’ın Alman edebiyatı literatüründen aktardığı “sanatçı romanı” kavramı, Yazdım Öykü Oldu’yu anlamamızı kolaylaştırabilir.

Emin Gürdamur, ilk öykü kitabını, 2017’de, otuz yedi yaşında iken neşretti. İlk kitabına giden yolda uzun emekler verdiği, yazıyı bir hayat memat meselesi yaptığı anlaşılıyor. Ki, 2017’de çıkan Atları Uçurumlara Sürmek ve 2019’da çıkan Herkesten Sonra Gelen kitapları okunduğunda vasat okurun işini çokça zorlaştıracak, künhüne erilmesi zor, kavranılması müşkül metinler yazdığı görülecektir.

Şaşırtıcı bir ilk kitap: Alim

 

Silvan Alpoğuz: Postmodern ve politik

 

Mustafa Nezihi Pesen, 1973 Bingöl doğumlu. Kendisini daha çok Fayrap dergisinden tanıyorum. Benden Önce Ölme (Ketebe, 2019) yazarın ikinci kitabı. İyi bir okuyucu olan Mustafa Nezihi, yazmaya ve bunları yayınlamaya biraz geç başlamış. Kitapta on dokuz öykü yer alıyor. Yazar, daha önce bir deneme kitabı neşretmişti. O kitapta okuyuculuğunun ipuçlarını az çok öğrenmiştik. 

 

Nuri Pakdil hayatı boyunca insanların gündeminden hiç düşmedi. Daha lise senelerinde oynadığı tiyatro oyunlarıyla ve çıkardığı Hamle dergisiyle çevresini saran öğrenci veya arkadaş grubunun çekim merkezi olmuştu.

Ali Işık üçüncü öykü kitabını neşretti: Uzaklık Yaralar. Özellikle ikincisine göre bu kitabının postmodern uygulamalar anlamında daha “seyrelmiş” olduğunu gördüm. Görece daha serbest, daha sade bir anlatıma sahip Uzaklık Yaralar.

 

Kulis

Dünyasizlar: Post Modern Bi̇r Harut İle Marut Masali

ŞahaneBirKitap

“Aşk hata yapabilen Tanrı’sı olan bir din yaratmaktır” diyor Borges. Peki ya bu aşk hata yapabilen tanrıların doluştuğu bir topluluk yarattıysa? Öyle ki toplum bir nevi âşıklar ve âşık olunanların bir aradalığı veya onlardan fazlası olamaz mı? Sosyolojik problemler öncelikle kronolojik bir seyir ile araştırır nesnesini. Bereket versin ki aşk zikredilmez teorilerin çoğunluğunda.

Editörden

Seneler önce başka başka vesilelerle tanıdığım ve içindeki şiir söyleme gücüne hayran kaldığım Didem Madak şöyle diyor bir şiirinde:

 

Vasiyetimdir Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta